<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/">
<channel>
  <title>Şehir Haber Ajansı - Tüm Haberler</title>
  <link>https://sehirhaberajansi.com.tr</link>
  <description>ŞHA Haber Akışı - Güncel ve Tarafsız Haberler</description>
  <language>tr</language>
    <item>
      <title>AÇI Partisi: Türkiye’yi kadınlar yönetecek</title>
      <link>https://sehirhaberajansi.com.tr/haber/aci-partisi-turkiye-yi-kadinlar-yonetecek-936</link>
      <guid isPermaLink="true">https://sehirhaberajansi.com.tr/haber/aci-partisi-turkiye-yi-kadinlar-yonetecek-936</guid>
      <description><![CDATA[ANKARA – Anadolu Çınarları Partisi (AÇI Partisi), kadınların siyasette ve karar alma mekanizmalarında daha etkin rol üstlenmesine yönelik hedeflerini açıkladı. Partiden yapılan açıklamada, kadınların siyasetin merkezinde yer alması ve Türkiye’nin yönetiminde daha güçlü şekilde söz sahibi olması gerektiği vurgulandı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>ANKARA – Anadolu Çınarları Partisi (AÇI Partisi), kadınların siyasette ve karar alma mekanizmalarında daha etkin rol üstlenmesine yönelik hedeflerini açıkladı. Partiden yapılan açıklamada, kadınların siyasetin merkezinde yer alması ve Türkiye’nin yönetiminde daha güçlü şekilde söz sahibi olması gerektiği vurgulandı.</strong></p><p><strong>ŞHA-</strong></p><p>AÇI Partisi tarafından paylaşılan açıklamada, <strong>“Türkiye’nin geleceğini kadınlarla birlikte değil, kadınların öncülüğünde kurmaya inanıyoruz”</strong> denildi. Kadının yalnızca ailenin değil; ekonomi, üretim, bilim, siyaset, eğitim ve kültür alanlarının da önemli bir parçası olduğu belirtildi.</p><p>Açıklamada, kadınların yalnızca seçim dönemlerinde oy kullanan ya da siyasi çalışmalarda yer alan kişiler olarak görülmemesi gerektiği ifade edildi. Kadınların parti yönetimleri, belediyeler, meclisler ve devlet yönetiminde etkin görevler üstlenmesinin hedeflendiği kaydedildi.</p><p><strong>Kadınların siyasetteki rolü güçlendirilecek</strong></p><p>Parti, genç kadınların siyaset, kamu yönetimi, ekonomi ve liderlik alanlarında yetişmesi için eğitim ve mentorluk çalışmalarının oluşturulacağını açıkladı.</p><p>Kadınların evde, tarlada, fabrikada, ofiste ve işyerinde ortaya koyduğu emeğin ekonomik ve sosyal politikaların merkezine alınacağı belirtilirken, kadın girişimciliğinin desteklenmesi de hedefler arasında gösterildi.</p><p>Kadınların kendi işlerini kurmaları, kooperatifleşmeleri ve üretime katılmaları için finansman, eğitim, danışmanlık ve pazar erişimi imkânlarının geliştirilmesi planlanıyor.</p><p><strong>Eğitim ve bilimde kadın vurgusu</strong></p><p>AÇI Partisi, kız çocuklarının nitelikli eğitime erişiminin öncelikli konular arasında olduğunu belirtti. Ekonomik ve sosyal nedenlerle eğitimden kopmaların önüne geçilmesi gerektiği ifade edildi.</p><p>Bilim, teknoloji, mühendislik, yapay zekâ ve akademide kadınların daha fazla yer almasının teşvik edileceği açıklanırken, kadınların yerel yönetimlerde daha fazla sorumluluk üstlenmesinin de destekleneceği bildirildi.</p><p><strong>Kadın güvenliği ve ekonomik özgürlük</strong></p><p>Kadınların şiddetten uzak, güvenli ve özgür bir yaşam sürmesi için koruma, önleme ve destek mekanizmalarının güçlendirilmesi gerektiği belirtilen açıklamada, kadınların ekonomik özgürlüğünün artırılmasına da dikkat çekildi.</p><p>Kadınların aile yaşamı ile çalışma hayatını birlikte sürdürebilmesi için kreş ve bakım hizmetlerinin geliştirilmesi, kadın sağlığının ise kapsamlı kamu politikalarıyla ele alınması gerektiği ifade edildi.</p><p>Kadın çiftçilerin kooperatif, teknoloji, finansman ve pazarlama imkânlarına erişiminin güçlendirilmesinin de hedeflendiği aktarıldı.</p><p>AÇI Partisi açıklamasında, kadınların siyasetin vitrini değil, <strong>karar mekanizmalarının ve yönetimin öznesi</strong> olması gerektiği vurgulanarak, kadın ve erkeklerin eşit yurttaşlar olarak liyakat ve adalet temelinde ülkeyi birlikte yönetmesinin hedeflendiği belirtildi.</p><p>Parti, açıklamasını <strong>“Kadın güçlü olursa Türkiye güçlü olur”</strong> mesajıyla tamamladı.</p><p><br><strong>SELDA ÇAKMAK/ANKARA</strong></p><p>&nbsp;</p>]]></content:encoded>
      <pubDate>Sat, 05 Sep 2026 14:14:39 +0300</pubDate>
      <dc:creator>Şehir Haber Ajansı</dc:creator>
      <media:content url="https://sehirhaberajansi.com.tr/uploads/1788606879_6a9bf99f3cadc.jpeg" medium="image" />
      <enclosure url="https://sehirhaberajansi.com.tr/uploads/1788606879_6a9bf99f3cadc.jpeg" length="0" type="image/jpeg" />
    </item>
    <item>
      <title>İki sanatçının el emeği Ulucanlar’da “Sanat Yolu”na dönüştü</title>
      <link>https://sehirhaberajansi.com.tr/haber/iki-sanatcinin-el-emegi-ulucanlar-da-sanat-yolu-na-donustu-935</link>
      <guid isPermaLink="true">https://sehirhaberajansi.com.tr/haber/iki-sanatcinin-el-emegi-ulucanlar-da-sanat-yolu-na-donustu-935</guid>
      <description><![CDATA[Ankara – Gülay Hazer ve Fatma Zengin’in farklı tekniklerle hazırladığı el emeği eserler, “Sanat Yolu” sergisiyle sanatseverlerle buluştu. Ulucanlar Cezaevi Sanat Sokağı Sergi Alanı’nda açılan sergide taş mozaik, kâğıt rölyef, kaya taşı ve tuval üzerine yağlı boya çalışmaları  yer aldı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Ankara – Gülay Hazer ve Fatma Zengin’in farklı tekniklerle hazırladığı el emeği eserler, “Sanat Yolu” sergisiyle sanatseverlerle buluştu. Ulucanlar Cezaevi Sanat Sokağı Sergi Alanı’nda açılan sergide taş mozaik, kâğıt rölyef, kaya taşı ve tuval üzerine yağlı boya çalışmaları  yer aldı.</strong></p><p><strong>ŞHA-</strong></p><p>Ankara’nın Altındağ ilçesinde bulunan Ulucanlar Cezaevi Sanat Sokağı Sergi Alanı, Gülay Hazer ve Fatma Zengin’in çalışmalarını bir araya getiren “Sanat Yolu” sergisine ev sahipliği yaptı. Serginin açılışı 4 Eylül’de gerçekleştirilirken, iki sanatçının farklı tekniklerle hazırladığı eserler ziyaretçilerin beğenisine sunuldu.</p><p><strong>Farklı teknikler aynı sergide buluştu</strong></p><p>Sergide taş mozaikten kâğıt rölyefe, kaya taşı üzerine yapılan çalışmalardan tuval üzerine yağlı boya eserlere kadar farklı tekniklerde hazırlanan çalışmalar yer aldı. Farklı malzeme ve tekniklerin bir arada kullanıldığı eserler, iki sanatçının üretim çeşitliliğini ortaya koydu.</p><p>El emeğinin ön plana çıktığı çalışmalarda detaylı işçilik ve özgün tasarımlar dikkat çekerken, ziyaretçiler eserleri yakından inceleme fırsatı buldu.</p><p><strong>Sanata adanan emek</strong></p><p>Serginin sanatçılarından Gülay Hazer, Kültür ve Turizm Bakanlığı Somut Olmayan Kültürel Miras Taşıyıcısı olarak mozaik alanındaki çalışmalarını sürdürüyor. Sanata kendisini adayan Hazer, üretim sürecinde farklı teknikler deneyerek kendisini geliştirmeye devam ediyor.</p><p>Mozaik sanatındaki birikimini farklı çalışmalarla zenginleştiren Hazer’in eserleri, “Sanat Yolu” sergisinde Fatma Zengin’in çalışmalarıyla aynı çatı altında buluştu. İki sanatçının farklı alanlarda ortaya koyduğu eserler, serginin çeşitliliğini oluşturdu.</p><p><strong>Açılışta sanatın önemi vurgulandı</strong></p><p>“Sanat Yolu” sergisinin açılışında Mamak Belediye Başkan Başdanışmanı İsmail Gençkurt da bir konuşma gerçekleştirdi. Gençkurt, konuşmasında sanatın kültürel hayat içerisindeki önemine ve toplumdaki yerine dikkat çekti.</p><p>Serginin açılışına Altındağ Belediyesi Kültür, Sanat ve Sosyal İşler Müdürü Emra Gülen, Di-Der Genel Başkanı Sabiha Karaosman, Mamak Belediye Başkan Başdanışmanı İsmail Gençkurt, Çorum Federasyonu Başkan Yardımcısı Duran Ekri, kaligrafi sanatçısı Zafer Akbayır, Necati Bal, Di-Der Yönetim Kurulu Üyesi Fethiye Aykol, cam üfleme sanatçısı Fatih Gölbaşı ile çok sayıda sanatsever katıldı.</p><p>Açılışta davetliler, Gülay Hazer ve Fatma Zengin’in eserlerini yakından inceleyerek çalışmalar hakkında bilgi aldı. Sergi, sanatın farklı alanlarından isimleri ve sanatseverleri bir araya getirdi.</p><p><strong>Dört gün boyunca ziyaret edilebilecek</strong></p><p>4 Eylül’de kapılarını açan “Sanat Yolu” sergisi, dört gün boyunca 11.00-17.00 saatleri arasında ziyaret edilebilecek.</p><p>Sanatseverler, sergi süresince Gülay Hazer ve Fatma Zengin’in taş mozaik, kâğıt rölyef, kaya taşı ve tuval üzerine yağlı boya çalışmalarının yer aldığı sergiyi yakından inceleyebilecek.</p><p><strong>SELDA ÇAKMAK / ANKARA &nbsp;</strong></p>]]></content:encoded>
      <pubDate>Sat, 05 Sep 2026 01:39:14 +0300</pubDate>
      <dc:creator>Şehir Haber Ajansı</dc:creator>
      <media:content url="https://sehirhaberajansi.com.tr/uploads/1788561554_6a9b4892b46ee.JPG" medium="image" />
      <enclosure url="https://sehirhaberajansi.com.tr/uploads/1788561554_6a9b4892b46ee.JPG" length="0" type="image/jpeg" />
    </item>
    <item>
      <title>Suna Mengüç, Anadolu Çınarları Partisi İzmir İl Başkanı oldu</title>
      <link>https://sehirhaberajansi.com.tr/haber/suna-menguc-anadolu-cinarlari-partisi-izmir-il-baskani-oldu-933</link>
      <guid isPermaLink="true">https://sehirhaberajansi.com.tr/haber/suna-menguc-anadolu-cinarlari-partisi-izmir-il-baskani-oldu-933</guid>
      <description><![CDATA[Anadolu Çınarları Partisi’nde İzmir İl Başkanlığı görevine Suna Mengüç getirildi. Mengüç, yeni göreviyle birlikte partinin İzmir teşkilatının çalışmalarını yürütecek.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Anadolu Çınarları Partisi’nde İzmir İl Başkanlığı görevine Suna Mengüç getirildi. Mengüç, yeni göreviyle birlikte partinin İzmir teşkilatının çalışmalarını yürütecek.</strong></p><p><strong>ŞHA-</strong></p><p>İzmir<strong> –</strong> Anadolu Çınarları Partisi, İzmir İl Başkanlığı görevine <strong>Suna Mengüç’ün</strong> getirildiğini açıkladı.</p><p>Partinin yayımladığı görev duyurusunda, <strong>Suna Mengüç’ün İzmir İl Başkanı</strong> olarak görev yapacağı bildirildi. Mengüç’ün görevlendirilmesiyle birlikte partinin İzmir teşkilatındaki çalışmaların yeni il başkanlığı yönetiminde sürdürülmesi bekleniyor.</p><p>Partinin paylaşımında <strong>“Kökümüz Anadolu, Gücümüz Millet”</strong> ve <strong>“Birlikte daha güçlü, birlikte daha ileri”</strong> mesajlarına yer verildi.</p><p>Mengüç’ün yeni görevi kapsamında İzmir’de parti teşkilatının çalışmalarına öncülük etmesi, teşkilat yapılanması ve saha çalışmalarında aktif rol üstlenmesi hedefleniyor.</p><p>Anadolu Çınarları Partisi, İzmir İl Başkanlığı görevine getirilen Suna Mengüç’e yeni görevinde başarılar diledi.</p><p><strong>SELDA ÇAKMAK / İZMİR&nbsp;</strong></p>]]></content:encoded>
      <pubDate>Fri, 04 Sep 2026 23:11:41 +0300</pubDate>
      <dc:creator>Şehir Haber Ajansı</dc:creator>
      <media:content url="https://sehirhaberajansi.com.tr/uploads/1788552701_6a9b25fdae4db.jpeg" medium="image" />
      <enclosure url="https://sehirhaberajansi.com.tr/uploads/1788552701_6a9b25fdae4db.jpeg" length="0" type="image/jpeg" />
    </item>
    <item>
      <title>Vicdan Kaba, Anadolu Çınarları Partisi Aydın İl Başkanı oldu</title>
      <link>https://sehirhaberajansi.com.tr/haber/vicdan-kaba-anadolu-cinarlari-partisi-aydin-il-baskani-oldu-932</link>
      <guid isPermaLink="true">https://sehirhaberajansi.com.tr/haber/vicdan-kaba-anadolu-cinarlari-partisi-aydin-il-baskani-oldu-932</guid>
      <description><![CDATA[Anadolu Çınarları Partisi’nde Aydın İl Başkanlığı görevine Vicdan Kaba getirildi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Anadolu Çınarları Partisi’nde Aydın İl Başkanlığı görevine Vicdan Kaba getirildi.</strong></p><p><strong>ŞHA -</strong><br>Aydın -Anadolu Çınarları Partisi tarafından paylaşılan görevlendirme duyurusunda, <strong>Vicdan Kaba’nın Aydın İl Başkanı</strong> olarak görev yapacağı belirtildi.</p><p>“Birlikte güçlüyüz, birlikte Türkiye’yiz” mesajı öne çıkarıldı.</p><p>Kaba’nın yeni göreviyle birlikte Anadolu Çınarları Partisi’nin Aydın’daki teşkilatlanma çalışmalarında görev alması bekleniyor.</p><p><strong>SELDA ÇAKMAK / AYDIN</strong></p><p><br>&nbsp;</p><p><br><br>&nbsp;</p><p>&nbsp;</p>]]></content:encoded>
      <pubDate>Fri, 04 Sep 2026 13:36:26 +0300</pubDate>
      <dc:creator>Şehir Haber Ajansı</dc:creator>
      <media:content url="https://sehirhaberajansi.com.tr/uploads/1788550704_6a9b1e308558c.jpeg" medium="image" />
      <enclosure url="https://sehirhaberajansi.com.tr/uploads/1788550704_6a9b1e308558c.jpeg" length="0" type="image/jpeg" />
    </item>
    <item>
      <title>Teknokent Koleji’nde öğretmenlere “Ben, Geleceğim ve Mesleğim” semineri</title>
      <link>https://sehirhaberajansi.com.tr/haber/teknokent-koleji-nde-ogretmenlere-ben-gelecegim-ve-meslegim-semineri-931</link>
      <guid isPermaLink="true">https://sehirhaberajansi.com.tr/haber/teknokent-koleji-nde-ogretmenlere-ben-gelecegim-ve-meslegim-semineri-931</guid>
      <description><![CDATA[Mamak’ta bulunan Teknokent Koleji’nde düzenlenen hizmet içi eğitim seminerinde, öğrencilerin kendilerini tanımaları, yetenek ve ilgilerini keşfetmeleri ve geleceğin mesleklerine hazırlanmaları konuları ele alındı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Mamak’ta bulunan Teknokent Koleji’nde düzenlenen hizmet içi eğitim seminerinde, öğrencilerin kendilerini tanımaları, yetenek ve ilgilerini keşfetmeleri ve geleceğin mesleklerine hazırlanmaları konuları ele alındı.</strong></p><p><strong>ŞHA-</strong></p><p>Ankara<strong> –</strong> Teknokent Koleji’nde 2026-2027 eğitim öğretim yılı hizmet içi eğitim çalışmaları kapsamında öğretmenlere yönelik “Ben, Geleceğim ve Mesleğim” başlıklı seminer gerçekleştirildi. Ostim Teknik Üniversitesi Dekanı Prof. Dr. Mustafa Polat tarafından verilen seminere, Okul Müdürü Muhammed Dündar, Müdür Yardımcıları Yasemin Karabay ve Osman Fikret Yıldız ile öğretmenler katıldı.</p><p>Seminerde öğrencilerin yalnızca akademik başarılarıyla değil; karakterleri, yetenekleri, ilgileri, değerleri ve zekâ alanlarıyla bir bütün olarak değerlendirilmesinin önemi üzerinde duruldu.</p><p><strong>Kendini tanıma ve doğru yönlendirme</strong></p><p>Prof. Dr. Mustafa Polat’ın sunumunda, öğrencilerin öncelikle kendilerini tanımalarının eğitim ve meslek hayatındaki önemine dikkat çekildi. Öğrencilerin sözel, sayısal ve şekil-uzay gibi yeteneklerinin yanı sıra sosyal, matematiksel, görsel, müziksel ve kinestetik gibi farklı zekâ alanlarının keşfedilmesi gerektiği belirtildi.</p><p>Seminerde ayrıca öğrencilerin çevresini ve dünyayı bilimsel merakla gözlemleyen, araştıran ve öğrenen; karşılaştığı sorunlara bütünü görerek çözüm üretmeye çalışan bireyler olarak yetiştirilmesi gerektiği ifade edildi.</p><p><strong>Geleceğin öğrencisi için altı temel özellik</strong></p><p>Sunumda geleceğin öğrencisinin kendini bilen, araştıran, problem çözebilen, mesleğiyle ilgili kodlama yapabilen, en az iki yabancı dil öğrenip konuşabilen ve kültürel değerlerine sahip çıkan bireyler olması gerektiği vurgulandı.</p><p>Programda öğretmenlerin de öğrencilerin bireysel özelliklerini fark ederek onları ilgi ve yetenekleri doğrultusunda yönlendirmesinin önemine değinildi. Seminer, eğitimcilerin konuya ilişkin değerlendirmeleriyle tamamlandı.</p><p><strong>SELDA ÇAKMAK / ANKARA&nbsp;</strong></p>]]></content:encoded>
      <pubDate>Thu, 03 Sep 2026 12:27:38 +0300</pubDate>
      <dc:creator>Şehir Haber Ajansı</dc:creator>
      <media:content url="https://sehirhaberajansi.com.tr/uploads/1788427658_6a993d8a619c2.JPG" medium="image" />
      <enclosure url="https://sehirhaberajansi.com.tr/uploads/1788427658_6a993d8a619c2.JPG" length="0" type="image/jpeg" />
    </item>
    <item>
      <title>Gayrimenkulde Doğru Fiyat ve Doğru Yönlendirme Önem Taşıyor</title>
      <link>https://sehirhaberajansi.com.tr/haber/gayrimenkulde-dogru-fiyat-ve-dogru-yonlendirme-onem-tasiyor-930</link>
      <guid isPermaLink="true">https://sehirhaberajansi.com.tr/haber/gayrimenkulde-dogru-fiyat-ve-dogru-yonlendirme-onem-tasiyor-930</guid>
      <description><![CDATA[Ankara’da gayrimenkul danışmanlığı yapan Neslihan Esim, doğru fiyatlandırma ve ihtiyaçlara uygun yönlendirmenin gayrimenkul kararlarında belirleyici olduğunu söyledi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Ankara’da gayrimenkul danışmanlığı yapan Neslihan Esim, doğru fiyatlandırma ve ihtiyaçlara uygun yönlendirmenin gayrimenkul kararlarında belirleyici olduğunu söyledi.</strong></p><p><strong>ŞHA-</strong></p><p>Ankara’da gayrimenkul danışmanlığı yapan Neslihan Esim, gayrimenkul danışmanlığının yalnızca alım-satım aracılığı olmadığını belirterek, alıcı ve satıcının ihtiyaçlarını doğru analiz ederek iki tarafı ortak noktada buluşturmanın mesleğin temelini oluşturduğunu ifade etti.</p><p>Esim, özellikle satıcı açısından doğru fiyatlandırmanın satış sürecinde belirleyici olduğunu vurgulayarak, mülkün emsalleriyle karşılaştırılması ve piyasa koşullarına uygun değerinin belirlenmesi gerektiğini söyledi. Satıcıların çoğunlukla en yüksek fiyatı, alıcıların ise en düşük fiyatı hedeflediğine işaret eden Esim, danışmanın bu iki beklenti arasında denge kurduğunu dile getirdi.</p><p><strong>“Her Ucuz Mülk Fırsat Değil”</strong></p><p>Gayrimenkul alırken yalnızca fiyata odaklanılmaması gerektiğini belirten Esim, lokasyon, ulaşım, okul ve çevresel koşulların yanı sıra binanın teknik özelliklerinin de dikkate alınması gerektiğini söyledi. Özellikle deprem gerçeği nedeniyle bina altyapısı ve deprem yönetmeliğine uygunluğun önemli karar kriterleri arasında yer aldığını ifade eden Esim, dekorasyonun değiştirilebileceğini ancak binanın altyapısının sonradan kolaylıkla değiştirilemeyeceğini vurguladı.</p><p>Esim, “Her ucuz mülk fırsat değildir, her pahalı mülk de iyi bir yatırım anlamına gelmez” anlayışıyla hareket edilmesi gerektiğini belirterek, doğru değerlendirme yapılmasının yatırım kararlarında önemli rol oynadığını aktardı.</p><p><strong>Süreç Analizle Başlıyor</strong></p><p>Gayrimenkul danışmanlığında sürecin mülkün yerinde görülmesi ve emsaller üzerinden fiyat analizinin yapılmasıyla başladığını anlatan Esim, sonrasında profesyonel fotoğraf ve drone çekimleriyle hazırlanan ilanların farklı platformlarda yayımlandığını belirtti.</p><p>İlanın ardından randevu ve yer gösterme aşamasına geçildiğini ifade eden Esim, olumlu ilerleyen görüşmelerde müzakere sürecinin yürütülerek alıcı ve satıcının ortak noktada buluşturulduğunu ve işlemin tapu aşamasına taşındığını söyledi.</p><p>Bazı mülklerin özel yazılımlar aracılığıyla henüz ilana çıkmadan uygun müşterilerle eşleştirilebildiğini belirten Esim, portföyün satışa hazırlanmasının da sürecin önemli bir parçası olduğunu kaydetti.</p><p><strong>“En Büyük Mutluluk Doğru Eşleşmeyi Sağlamak”</strong></p><p>Mesleğin en zor tarafının insanların önemli yatırımlarında sorumluluk almak olduğunu dile getiren Esim, buna karşılık müşterilerin hayal ettikleri eve kavuşmasının kendisi için mesleğin en keyifli yanı olduğunu söyledi.</p><p>Esim, yaklaşık 8 ay süren bir çalışma sonucunda bir müşterisinin kendisi, çocuğu ve evcil hayvanları için uygun mülke ulaşmasının doğru yönlendirmenin önemini gösteren örneklerden biri olduğunu aktardı.</p><p>Gayrimenkul sektörünün ihtiyaç temelli olması nedeniyle sürekliliğini koruyan bir alan olduğunu belirten Esim, sektöre girmek isteyenlerin işin tam zamanlı ve ciddi bir meslek olduğunu göz önünde bulundurması gerektiğini ifade etti.</p><p>Esim, mülkünü satmak, kiralamak veya gayrimenkule yatırım yapmak isteyenlerin karar vermeden önce kapsamlı araştırma yapmalarını ve uzman bir gayrimenkul danışmanından destek almalarını tavsiye etti.</p><p><strong>SELDA ÇAKMAK / ANKARA&nbsp;</strong></p>]]></content:encoded>
      <pubDate>Thu, 03 Sep 2026 01:09:40 +0300</pubDate>
      <dc:creator>Şehir Haber Ajansı</dc:creator>
      <media:content url="https://sehirhaberajansi.com.tr/uploads/1788386980_6a989ea4c0f0e.jpeg" medium="image" />
      <enclosure url="https://sehirhaberajansi.com.tr/uploads/1788386980_6a989ea4c0f0e.jpeg" length="0" type="image/jpeg" />
    </item>
    <item>
      <title>Anadolu Çınarları Partisi Gölbaşı İlçe Başkanlığına Sibel Türemen görevlendirildi</title>
      <link>https://sehirhaberajansi.com.tr/haber/anadolu-cinarlari-partisi-golbasi-ilce-baskanligina-sibel-turemen-gorevlendirildi-929</link>
      <guid isPermaLink="true">https://sehirhaberajansi.com.tr/haber/anadolu-cinarlari-partisi-golbasi-ilce-baskanligina-sibel-turemen-gorevlendirildi-929</guid>
      <description><![CDATA[Ankara – Anadolu Çınarları Partisi’nde Gölbaşı İlçe Başkanlığı görevine Sibel Türemen getirildi. Görevlendirme, Genel Başkan Vekili Öznur Turan Özen tarafından Türemen’e takdim edildi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Ankara – Anadolu Çınarları Partisi’nde Gölbaşı İlçe Başkanlığı görevine Sibel Türemen getirildi. Görevlendirme, Genel Başkan Vekili Öznur Turan Özen tarafından Türemen’e takdim edildi.</strong></p><p><strong>ŞHA-</strong></p><p>Anadolu Çınarları Partisi Gölbaşı teşkilatında yeni dönem başladı. Sibel Türemen, Gölbaşı İlçe Başkanı olarak görevlendirildi.</p><p>Görevlendirme belgesi, Genel Başkan Vekili Öznur Turan &nbsp;Özen tarafından Sibel Türemen’e takdim edildi. Düzenlenen törende Genel Sekreter Faden Özcan da hazır bulundu.</p><p>Partinin Gölbaşı teşkilatında görev üstlenen Türemen’in, yeni dönemde ilçe çalışmalarına öncülük etmesi bekleniyor. Görevlendirme töreninde birlik ve teşkilat çalışmasına vurgu yapılırken, parti tarafından “Birlikte üretiyor, birlikte yönetiyoruz” mesajı paylaşıldı.</p><p><strong>SELDA ÇAKMAK / ANKARA&nbsp;</strong></p>]]></content:encoded>
      <pubDate>Thu, 03 Sep 2026 00:33:57 +0300</pubDate>
      <dc:creator>Şehir Haber Ajansı</dc:creator>
      <media:content url="https://sehirhaberajansi.com.tr/uploads/1788384837_6a989645a36c2.jfif" medium="image" />
      <enclosure url="https://sehirhaberajansi.com.tr/uploads/1788384837_6a989645a36c2.jfif" length="0" type="image/jpeg" />
    </item>
    <item>
      <title>Mamak’ın lavanta bahçesinden Meclis’e üretim hediyesi</title>
      <link>https://sehirhaberajansi.com.tr/haber/mamak-in-lavanta-bahcesinden-meclis-e-uretim-hediyesi-928</link>
      <guid isPermaLink="true">https://sehirhaberajansi.com.tr/haber/mamak-in-lavanta-bahcesinden-meclis-e-uretim-hediyesi-928</guid>
      <description><![CDATA[Mamak Belediyesi’nin kırsal üretim çalışmaları kapsamında hazırlanan hediyeler, Eylül ayı Belediye Meclis toplantısında meclis üyelerine takdim edildi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Mamak Belediyesi’nin kırsal üretim çalışmaları kapsamında hazırlanan hediyeler, Eylül ayı Belediye Meclis toplantısında meclis üyelerine takdim edildi.</strong></p><p><strong>ŞHA-</strong></p><p>Ankara – Mamak Belediyesi’nin lavanta bahçesinde yürüttüğü çalışmalar, Eylül ayı Belediye Meclis toplantısında hazırlanan özel hediyelerle gündeme geldi. Lavanta ve arıcılık faaliyetleri kapsamında hazırlanan ürünler, toplantıya katılan meclis üyelerine sunuldu.</p><p>Mamak Belediye Başkanı Veli Gündüz Şahin’in desteklediği çalışma, ilçede kırsal üretimin geliştirilmesine yönelik uygulamalar arasında yer alıyor. Lavanta bahçesinde gerçekleştirilen üretimin yanı sıra arıcılığa yönelik çalışmalar da yürütülüyor.</p><p>Çalışmaların yürütülmesinde Kırsal Hizmetler Müdürlüğü tarafından üretim sürecinde elde edilen lavanta ve doğal kurutulmuş ürünleri Meclis üyeleriyle buluşturuldu.</p><p>Mamak Belediyesi, daha önce bu çalışmalar kapsamında kendi imkânlarıyla ilk kez kraliçe arı üretmiş ve 2026 yılı Arıcılık Kayıt Sistemi’ne kayıtlı, başvuruları kabul edilen 26 arıcıya kraliçe arı desteği sağlamıştı. Ardından lavanta alanında gerçekleştirilen hasatla birlikte kırsal üretim çalışmaları devam etmişti.</p><p>Eylül ayı Meclis toplantısında dağıtılan hediyeler, belediyenin sahada yürüttüğü üretim çalışmalarının Meclis üyelerine de ulaştırılan bir yansıması oldu.</p><p><strong>SELDA ÇAKMAK / ANKARA&nbsp;</strong></p><p>&nbsp;</p>]]></content:encoded>
      <pubDate>Wed, 02 Sep 2026 23:55:36 +0300</pubDate>
      <dc:creator>Şehir Haber Ajansı</dc:creator>
      <media:content url="https://sehirhaberajansi.com.tr/uploads/1788382536_6a988d48334c6.JPG" medium="image" />
      <enclosure url="https://sehirhaberajansi.com.tr/uploads/1788382536_6a988d48334c6.JPG" length="0" type="image/jpeg" />
    </item>
    <item>
      <title>Anadolu Çinarlari Partisi (AÇI Partisi) İsrail Halkina Açık Çağrı Kadim Bir Dostluğu Düşmanliğa Dönüştürmeyin Geçmişinizi Unutmayin, Empatinizi Kaybetmeyin</title>
      <link>https://sehirhaberajansi.com.tr/haber/anadolu-cinarlari-partisi-aci-partisi-israil-halkina-acik-cagri-kadim-bir-dostlugu-dusmanliga-donusturmeyin-gecmisinizi-unutmayin-empatinizi-kaybetmeyin-927</link>
      <guid isPermaLink="true">https://sehirhaberajansi.com.tr/haber/anadolu-cinarlari-partisi-aci-partisi-israil-halkina-acik-cagri-kadim-bir-dostlugu-dusmanliga-donusturmeyin-gecmisinizi-unutmayin-empatinizi-kaybetmeyin-927</guid>
      <description><![CDATA[Bugünün siyasi tartışmalarının, çatışmalarının ve sert söylemlerinin ötesinde Türk Milleti ile Yahudi toplumu arasında yüzyıllara yayılan tarihî bir ilişki bulunduğunu hatırlatmak istiyoruz.
Bu tarih yalnızca devletler arasındaki diplomatik ilişkilerin tarihi değildir. Zor zamanlarda insanların birbirlerine açtıkları kapıların, gösterilen dayanışmanın ve birlikte yaşama kültürünün de tarihidir.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Bugünün siyasi tartışmalarının, çatışmalarının ve sert söylemlerinin ötesinde Türk Milleti ile Yahudi toplumu arasında yüzyıllara yayılan tarihî bir ilişki bulunduğunu hatırlatmak istiyoruz.
Bu tarih yalnızca devletler arasındaki diplomatik ilişkilerin tarihi değildir. Zor zamanlarda insanların birbirlerine açtıkları kapıların, gösterilen dayanışmanın ve birlikte yaşama kültürünün de tarihidir.
</strong></p><p><strong>ŞHA-</strong></p><p><strong>İsrail halkına sesleniyoruz:</strong></p><p>1492 yılında, İspanya'dan sürülen Sefarad Yahudilerinin önemli bir bölümü II. Bayezid döneminde Osmanlı topraklarına kabul edildi. İstanbul, Selanik, Edirne ve Osmanlı'nın diğer şehirleri Avrupa'daki baskı ve sürgünlerden kaçan Yahudiler için yeni yaşam merkezleri hâline geldi.</p><p>1497'den itibaren Portekiz'deki baskılar nedeniyle ayrılmak zorunda kalan Yahudilerin Osmanlı topraklarına gelişleri devam etti. Takip eden yüzyıllarda Yahudi toplumu Osmanlı toplum hayatının bir parçası oldu; ticaret, tıp, bilim, kültür ve diplomasi alanlarında önemli roller üstlendi.</p><p>1840 yılında, Şam'da Yahudilere yönelik tarihe “Şam Kan İftirası” olarak geçen suçlamaların ardından Sultan Abdülmecid döneminde Yahudilerin bu tür temelsiz suçlamalar nedeniyle baskı ve eziyete uğramalarına karşı devlet düzeyinde güvence verildi.</p><p>19. yüzyılın sonlarına doğru Rusya ve Doğu Avrupa'daki pogromlardan ve Yahudi karşıtı şiddetten kaçan Yahudilerin bir bölümü yeniden Osmanlı topraklarına sığındı.</p><p>Osmanlı Devleti sona erdi, Türkiye Cumhuriyeti kuruldu; fakat iki toplum arasındaki tarihî ilişki burada sona ermedi.</p><p>1933'ten itibaren Nazi Almanyası'nda görevlerinden uzaklaştırılan Yahudi ve Nazi rejimi karşıtı bilim insanlarından bir bölümü genç Türkiye Cumhuriyeti'nde çalışma ve yaşama imkânı buldu. Bu bilim insanları Türkiye'nin üniversite ve bilim hayatının gelişmesine de önemli katkılar sağladılar.</p><p>İkinci Dünya Savaşı'nın karanlık dönemlerinde bazı Türk diplomatları, Nazi zulmü altındaki Yahudilerin hayatlarını kurtarmak amacıyla önemli insani girişimlerde bulundu.</p><p>Türkiye, 1947 yılında Filistin'in taksim edilmesini öngören Birleşmiş Milletler planına karşı oy kullanmasına rağmen, İsrail Devleti kurulduktan sonra 28 Mart 1949 tarihinde İsrail'i tanıdı. Türkiye aynı zamanda Filistin halkının kendi devletine sahip olma hakkını savundu ve 1988 yılında ilan edilen Filistin Devleti'ni ilk tanıyan ülkeler arasında yer aldı.</p><p><strong>BÜTÜN BUNLARI NEDEN HATIRLATIYORUZ?</strong></p><p>Çünkü bugün, yüzyılların oluşturduğu tarihî bağların siyasi ihtiraslar ve yanlış politikalar sonucunda düşmanlığa dönüşmesinden endişe ediyoruz.</p><p><strong>Kadim bir dostluğu düşmanlığa dönüştürmeyin.</strong></p><p>Türkiye'yi ve Türk Milletini size düşman olarak gösteren söylemlere itibar etmeden önce tarihe bakın. Türkiye'nin İsrail Hükümetinin politikalarına yönelik eleştirilerini Yahudi halkına yönelik bir düşmanlık olarak değerlendirmeyin.</p><p><strong>Biz İsrail halkıyla İsrail Hükümetinin politikalarını birbirinden ayırıyoruz. Aynı ayrımı sizden de bekliyoruz.</strong></p><p><strong>DÜN SİZİN İÇİN SAVUNDUĞUMUZ HAKKI BUGÜN FİLİSTİN HALKI İÇİN SAVUNUYORUZ</strong></p><p>Sizler gibi kendi topraklarında özgürce, güven ve huzur içerisinde yaşama hakkına sahip olan Filistin halkına karşı İsrail Hükümetinin uyguladığı politikalar sonucunda ortaya çıkan ağır insani tabloyu kabul etmiyoruz.</p><p>Tarihin farklı dönemlerinde Yahudi toplumunun maruz kaldığı zulüm ve baskıları nasıl kabul etmediysek, zor zamanlarınızda sizlere nasıl yardım eli uzatıldıysa; bugün de aynı insani ve vicdani değerlerle Filistin halkının yaşam, özgürlük ve güvenlik hakkını savunuyoruz.</p><p>Bir zamanlar Yahudi toplumuna yapılan zulme karşı çıkarken hangi insanlık değerlerini savunduysak, bugün Filistinli sivillerin ve çocukların yaşadığı acılar karşısında da aynı değerlerle hareket ediyoruz.</p><p>Gazze'de yaşanan ve uluslararası hukuk önünde soykırım ve insanlığa karşı suç iddialarına konu olan eylemlere, sivillerin kitlesel biçimde hayatlarını kaybetmesine, insanların yurtlarından edilmesine ve gayriinsani uygulamalara şiddetle karşı çıkıyoruz.</p><p>Bunun Yahudi halkına yönelik bir düşmanlık olmadığını özellikle bilmenizi istiyoruz. Aksine bu tutumumuz, geçmişte Yahudi toplumuna yönelik zulme karşı çıkmamızı sağlayan aynı insanlık anlayışının doğal sonucudur.</p><p><strong>İnsanlık değerleri mağdurun kimliğine, dinine veya milletine göre değiştirilemez.</strong></p><p>Dün sizin için savunduğumuz yaşam, güvenlik ve özgürlük hakkını bugün Filistin halkı için de savunuyoruz.</p><p><strong>EMPATİNİZİ KAYBETMEYİN</strong></p><p>Kendi tarihinizde yaşadığınız acıları hatırlarken bugün başka bir halkın yaşadığı acıları da görebilme erdemini koruyun. Çünkü empati ve vicdan kaybedildiğinde, askerî güç ne kadar büyük olursa olsun kalıcı barış ve güvenlik sağlanamaz.</p><p>Şiddete dayalı politikalar İsrail halkına kalıcı barış getirmeyecektir. Aksine İsrail'in bölgede ve uluslararası toplumda yalnızlaşmasına, toplumlar arasındaki tarihî bağların zayıflamasına, yeni düşmanlıkların ortaya çıkmasına ve İsrail halkına yönelik güvenlik tehditlerinin daha da artmasına yol açabilecektir.</p><p>Güvenliğin yolu bütün bir coğrafyayı tehdit olarak görmekten değil; adaletten, karşılıklı saygıdan, empatiden, uluslararası hukuktan ve barış içerisinde birlikte yaşama iradesinden geçmektedir.</p><p>Geçmişinizde yaşanan acıların sizi başka halkların acılarına karşı duyarsızlaştırmasına değil, onları anlayabilmenize vesile olmasına izin verin.</p><p><strong>BİZİM TARAFIMIZ BARIŞTIR</strong></p><p>Biz Türkiye olarak barışı ve istikrarı savunuyoruz. Terörün kimden geldiğine, kimi hedef aldığına, hangi din, millet veya siyasi gerekçeyle meşrulaştırılmaya çalışıldığına bakmaksızın terörün her türlü şeklini lanetliyoruz.</p><p>Sivillerin hedef alınmasını hiçbir gerekçe haklı kılamaz. İsrailli sivillerin yaşam hakkını nasıl savunuyorsak, Filistinli sivillerin de kendi topraklarında özgürce, güven ve huzur içerisinde yaşama hakkını aynı kararlılıkla savunuyoruz.</p><p><strong>Bizim tarafımız; öncelikle bölgemizin, ardından bütün dünyamızın istikrarı, barışı ve her insanın onuruyla, güven içinde, insanca yaşama hakkıdır.</strong></p><p>Dinine, milletine, etnik kökenine veya yaşadığı coğrafyaya bakmaksızın insan hayatının ve insan onurunun korunmasını savunuyoruz. Çünkü kalıcı güvenliğin ancak adaletle; kalıcı istikrarın ise ancak barışla mümkün olduğuna inanıyoruz.</p><p>Bizim mücadelemiz halklara karşı değil; teröre, şiddete, zulme ve insan hayatını değersizleştiren politikalara karşıdır.</p><p><strong>Bizim anlayışımızın özü: YURTTA BARIŞ VE DÜNYADA BARIŞTIR.</strong></p><p><strong>İSRAİL HALKINA SON ÇAĞRIMIZDIR</strong></p><p>Eğer bu coğrafyada çocuklarınızın ve gelecek nesillerinizin barış, güvenlik ve huzur içerisinde yaşamasını istiyorsanız, bunun yolu yeni düşmanlar yaratmaktan, komşu toplumları sürekli tehdit olarak görmekten veya yalnızca askerî üstünlüğe dayanan bir güvenlik anlayışından geçmez.</p><p><strong>Bir devlet güçlü olduğunu düşünebilir; ancak bu gücün emperyal amaçlarla, kendi dışındaki etnik kökenleri ve inançları baskılamak, yok saymak veya yok etmek amacıyla kullanılması; çevresindeki halkları kendisine düşman hâline getirir. Hiçbir devlet, çevresinde sürekli düşmanlık üreterek kalıcı güvenliğe ulaşamaz.</strong></p><p>Türk Milleti ile Yahudi toplumu arasında yüzyıllar içerisinde oluşan tarihî bağların, bugünün siyasi hesapları uğruna yok edilmesine izin vermeyin.</p><p>Biz İsrail halkına düşmanlık değil, sağduyu ve barış çağrısı yapıyoruz. Geçmişin acılarının başka halklara yeniden yaşatılmamasını istiyoruz. Filistinli çocukların da İsrailli çocukların da korkmadan büyüyebileceği bir gelecek istiyoruz.</p><p><strong>Dün size yapılan zulme karşı çıktık.</strong><br><strong>Bugün Filistin halkına yapılan zulme karşı çıkıyoruz.</strong><br><strong>Yarın da kimden gelirse ve kime yönelirse yönelsin zulmün karşısında olacağız.</strong></p><p><strong>GEÇMİŞİNİZİ UNUTMAYIN.</strong><br><strong>EMPATİNİZİ KAYBETMEYİN.</strong><br><strong>KADİM BİR DOSTLUĞU DÜŞMANLIĞA DÖNÜŞTÜRMEYİN.</strong></p><p><strong>BU COĞRAFYADA BİRLİKTE YAŞAYACAKSAK, BARIŞI BİRLİKTE İNŞA EDELİM.</strong></p><p><strong>Kamuoyuna saygıyla duyurulur.</strong></p><p><strong>ANADOLU ÇINARLARI PARTİSİ (AÇI PARTİSİ)</strong></p><p><strong>Hüseyin AKIN&nbsp;</strong></p><p><strong>Genel Başkan</strong></p>]]></content:encoded>
      <pubDate>Mon, 31 Aug 2026 23:46:39 +0300</pubDate>
      <dc:creator>Şehir Haber Ajansı</dc:creator>
      <media:content url="https://sehirhaberajansi.com.tr/uploads/1788209199_6a95e82fc8177.jpg" medium="image" />
      <enclosure url="https://sehirhaberajansi.com.tr/uploads/1788209199_6a95e82fc8177.jpg" length="0" type="image/jpeg" />
    </item>
    <item>
      <title>Balıkçılarımız 1 Eylül’de “Vira Bismillah” diyecek</title>
      <link>https://sehirhaberajansi.com.tr/haber/balikcilarimiz-1-eylul-de-vira-bismillah-diyecek-926</link>
      <guid isPermaLink="true">https://sehirhaberajansi.com.tr/haber/balikcilarimiz-1-eylul-de-vira-bismillah-diyecek-926</guid>
      <description><![CDATA[ANKARA – 31.08.2026 – Türkiye Ziraat Odaları Birliği Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, 1 Eylül’de başlayacak yeni balıkçılık av sezonu öncesinde sektörün üretim verilerini değerlendirdi ve sürdürülebilir balıkçılık çağrısı yaptı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>ANKARA – 31.08.2026 – Türkiye Ziraat Odaları Birliği Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, 1 Eylül’de başlayacak yeni balıkçılık av sezonu öncesinde sektörün üretim verilerini değerlendirdi ve sürdürülebilir balıkçılık çağrısı yaptı.</strong></p><p><strong>ŞHA-</strong></p><p><strong>Türkiye’nin su ürünleri üretimi arttı</strong></p><p>Bayraktar, ilk kez 2023 yılında 1 milyon ton sınırını aşan toplam su ürünleri üretiminin, 2024 yılındaki düşüşün ardından 2025 yılında yüzde 11,1 artarak 1 milyon 37 bin 19 tona ulaştığını bildirdi. Böylece son beş yıldaki toplam üretim artışının yüzde 31,9 olarak gerçekleştiğini belirtti.</p><p>2025 yılı su ürünleri üretiminin yüzde 33,4’ünü avcılık yoluyla elde edilen deniz balıkları, yüzde 3’ünü diğer deniz ürünleri, yüzde 3,1’ini iç su ürünleri ve yüzde 60,4’ünü yetiştiricilik ürünlerinin oluşturduğunu ifade eden Bayraktar, su ürünleri avcılığının 2025 yılında bir önceki yıla göre yüzde 15,3 artarak 410 bin 428 tona yükseldiğini kaydetti.</p><p>Avcılık üretiminin 2020 yılında kaydedilen 364 bin 100 tonluk seviyeye göre yüzde 12,6 oranında arttığını belirten Bayraktar, avlanan deniz balıklarının toplam miktarının ise 346 bin 366 ton olarak gerçekleştiğini söyledi.</p><p>Türler itibarıyla hamsinin 245 bin 261 tonluk üretimle ilk sırada yer aldığını belirten Bayraktar, hamsiyi 28 bin 388 tonla çaça ve 19 bin 667 tonla sardalyanın takip ettiğini bildirdi.</p><p>Türkiye’nin uzun kıyı şeridi, zengin denizleri, yaygın iç su kaynakları ve akarsularıyla güçlü bir balıkçılık potansiyeline sahip olduğunu vurgulayan Bayraktar, bu potansiyelin devamlılığının deniz ve iç su ekosistemlerinin korunmasına ve su ürünleri kaynaklarının bilimsel esaslara göre yönetilmesine bağlı olduğunu ifade etti.</p><p><strong>“Su ürünleri ihracatımız 2,3 milyar dolara yükseldi”</strong></p><p>Türkiye’nin su ürünleri dış ticaretinde net ihracatçı konumunda olduğunu belirten Bayraktar, son yıllarda üretim kapasitesinde, ürün çeşitliliğinde ve ihracat pazarlarında kaydedilen gelişmelerin dış satıma da olumlu yansıdığını söyledi.</p><p>Bayraktar, ilk kez 2024 yılında 2 milyar dolar sınırını aşan su ürünleri ihracatının 2025 yılında 2,3 milyar dolara ulaştığını bildirdi.</p><p>Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından 2028 yılı için belirlenen 3 milyar dolarlık ihracat hedefinin, sektörün üretim ve dış ticaret kapasitesinin geliştirilmesi bakımından önemli bir fırsat sunduğunu ifade etti.</p><p><strong>“Kişi başına tüketimin artırılması gerekiyor”</strong></p><p>Türkiye’de su ürünleri tüketiminin son yıllarda artmakla birlikte dünya ortalamasının altında kaldığına dikkat çeken Bayraktar, dünyada kişi başına yıllık ortalama su ürünleri tüketiminin yaklaşık 19 kilogram olduğunu, Türkiye’de ise bu miktarın 8,8 kilogram seviyesinde bulunduğunu belirtti.</p><p>Tüketimin artırılabilmesi için ürünlerin uygun fiyatlarla ve düzenli olarak tüketiciye ulaştırılması, soğuk zincir ve dağıtım altyapısının geliştirilmesi, balığın beslenmedeki yeri konusunda eğitim ve tanıtım çalışmalarının yaygınlaştırılması gerektiğini ifade etti.</p><p><strong>“Sürdürülebilir balıkçılık sektörün geleceğinin teminatıdır”</strong></p><p>Su ürünleri avcılığının çevre ve ekosistem üzerindeki etkilerinin en düşük düzeyde tutulmasının büyük önem taşıdığını belirten Bayraktar, deniz ve iç su ekosistemlerinde meydana gelen tahribatın yalnızca mevcut stokları değil, gelecek nesillerin gıda güvencesini ve refahını da tehdit ettiğini söyledi.</p><p>Bu nedenle balıkçılık faaliyetlerinde kısa vadeli üretim artışından ziyade stokların korunmasını ve sürdürülebilir kullanımını esas alan bir yaklaşım benimsenmesi gerektiğini vurgulayan Bayraktar, bilimsel araştırmaların güçlendirilmesi, stokların düzenli olarak izlenmesi, koruma ve kontrol faaliyetlerine öncelik verilmesi ve av baskısının kaynakların yenilenme kapasitesine uygun şekilde yönetilmesi gerektiğini ifade etti.</p><p>Bayraktar, balıkçıların av yasaklarına, asgari avlanabilir boylara, zaman ve alan sınırlamalarına ve mevzuatla getirilen diğer düzenlemelere titizlikle uyması gerektiğini belirterek, yasa dışı, kayıt dışı ve düzenlenmemiş avcılıkla mücadelenin etkin biçimde sürdürülmesi gerektiğini kaydetti.</p><p>Bunun yanında avlanan ürünlerin ekonomik değerini artırmak amacıyla soğuk zincir, depolama, dondurma, tuzlama, konserve, paketleme ve işleme altyapısının geliştirilmesinin önem taşıdığını belirten Bayraktar, bu yatırımların ürün kayıplarının azaltılmasına, raf ömrünün uzatılmasına, katma değerli üretimin artırılmasına ve sektörün ihracat gücünün geliştirilmesine katkı sağlayacağını ifade etti.</p><p>Bayraktar, yeni av sezonunun balıkçılar, sektör ve Türkiye için kazasız, bereketli ve sürdürülebilir olmasını diledi.</p><p><strong>SELDA ÇAKMAK / ANKARA&nbsp;</strong></p>]]></content:encoded>
      <pubDate>Mon, 31 Aug 2026 16:33:08 +0300</pubDate>
      <dc:creator>Şehir Haber Ajansı</dc:creator>
      <media:content url="https://sehirhaberajansi.com.tr/uploads/1788183188_6a95829471183.jpeg" medium="image" />
      <enclosure url="https://sehirhaberajansi.com.tr/uploads/1788183188_6a95829471183.jpeg" length="0" type="image/jpeg" />
    </item>
    <item>
      <title>Aydıncık Ametistini Kadın Emeğiyle Değere Dönüştürüyor</title>
      <link>https://sehirhaberajansi.com.tr/haber/aydincik-ametistini-kadin-emegiyle-degere-donusturuyor-925</link>
      <guid isPermaLink="true">https://sehirhaberajansi.com.tr/haber/aydincik-ametistini-kadin-emegiyle-degere-donusturuyor-925</guid>
      <description><![CDATA[Yozgat’ın Aydıncık ilçesinde doğal taşları sanat eserlerine dönüştüren Nimet Türker, ametist başta olmak üzere yöresel değerleri kadın emeğiyle buluşturuyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Yozgat’ın Aydıncık ilçesinde doğal taşları sanat eserlerine dönüştüren Nimet Türker, ametist başta olmak üzere yöresel değerleri kadın emeğiyle buluşturuyor.</strong></p><p><strong>ŞHA-</strong></p><p>Yozgat’ın Aydıncık ilçesinde çıkan doğal taşların tanıtılması, işlenmesi ve sanatsal değere dönüştürülmesi için çalışmalar yürüten Nimet Türker, doğal taş sanatını kadın girişimciliği ve kooperatifçilikle bir araya getiriyor. Özellikle Aydıncık ametistinin tanıtılması ve değerlendirilmesi üzerine çalışmalar yapan Türker, doğal taşları takı, tespih, tablo ve dekoratif eserlere dönüştürüyor.</p><p>Bozok Üniversitesi Geleneksel Türk Sanatları Bölümü mezunu olan Türker, mesleki çalışmalarına 2013-2014 yıllarında başladı. Doğal taş işleme, takı ve dekoratif ürün tasarımı, el sanatları ve yöresel ürünlerin geliştirilmesi alanlarında çalışmalar yapan Türker, İtalya’da yetişkin eğitimi kapsamında mesleki gelişim programına katıldı. Halk Eğitim Merkezi’nde de taş işleme, takı tasarımı ve el sanatları alanlarında usta öğretici olarak eğitimler verdi.</p><p><strong>AMETİSTİ SANATLA BULUŞTURUYOR</strong></p><p>Aydıncık’ın doğal taşlarını yalnızca ekonomik bir kaynak olarak görmeyen Türker, bu taşların ilçenin kültürel kimliğinin önemli bir parçası olduğunu belirtiyor. Özellikle Aydıncık ametistinin doğal yapısının korunarak işlenmesine odaklanan Türker, taşı farklı tasarımlarla sanat eserlerine dönüştürüyor.</p><p>Doğal taşların tanıtılması ve yöresel değerlerin korunması amacıyla çalışmalar yürüten Türker, 2017 yılında <strong>Yozgat Aydıncık Kadın Girişim Üretim ve İşletme Kooperatifi’ni</strong> kurdu. Kooperatifin kurucusu ve başkanı olan Türker, kadınların üretim süreçlerine katılımını ve el emeğinin ekonomik değere dönüşmesini destekliyor.</p><p><strong>KADIN EMEĞİNİ YÖRESEL ÜRETİMLE BULUŞTURUYOR</strong></p><p>Türker’in çalışmaları doğal taş işçiliğinin yanı sıra kadın girişimciliği, kooperatifçilik, yöresel ürün geliştirme ve kültürel değerlerin korunması alanlarını da kapsıyor. “Benim Kooperatifim” Projesi, Anadolu Pazarı, kooperatif fuarları, yöresel ürün etkinlikleri ve ametist tanıtım çalışmalarında yer alan Türker, Aydıncık ve Yozgat’ın değerlerini farklı şehirlerde tanıtıyor.</p><p>Erasmus kapsamında gerçekleştirilen uluslararası faaliyetlerde de yer alan Türker, yöresel üretimin geliştirilmesi ve Aydıncık’ın doğal ve kültürel değerlerinin daha geniş kitlelere ulaştırılması için çalışmalarını sürdürüyor.</p><p><strong>GELENEKSEL TAŞ İŞÇİLİĞİNİ GELECEĞE AKTARIYOR</strong></p><p>T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından <strong>Değerli Taş Sanatçısı</strong> olarak tanınan Nimet Türker, geleneksel taş işleme sanatını yaşatıyor. Taş işleme konusundaki bilgi ve deneyimini eğitimler ve çalışmalarıyla gelecek kuşaklara aktaran Türker, geleneksel el sanatlarının korunmasına da katkı sağlıyor.</p><p>Kadın girişimciliğinin güçlendirilmesi, yöresel üretimin desteklenmesi ve Aydıncık ametistinin tanıtılması için çalışmalarını sürdüren Türker, yerel değerleri kadın emeğiyle buluşturarak Aydıncık ametistini ulusal ve uluslararası ölçekte tanınan bir değere dönüştürmeyi hedefliyor.</p><p>Türker, mesleki vizyonunu, <strong>“Yerelden doğan değerin, doğru emek ve doğru vizyonla dünyaya ulaşabileceğine inanıyorum”</strong> sözleriyle ifade ediyor.</p><p><strong>SELDA ÇAKMAK /YOZGAT</strong></p>]]></content:encoded>
      <pubDate>Mon, 31 Aug 2026 13:52:59 +0300</pubDate>
      <dc:creator>Şehir Haber Ajansı</dc:creator>
      <media:content url="https://sehirhaberajansi.com.tr/uploads/1788173579_6a955d0b981f9.jpeg" medium="image" />
      <enclosure url="https://sehirhaberajansi.com.tr/uploads/1788173579_6a955d0b981f9.jpeg" length="0" type="image/jpeg" />
    </item>
    <item>
      <title>AÇI Partisi: “Gümrüklerimiz Gurbetçilerimizin ‘Deli Dumrul’u Olmasın”</title>
      <link>https://sehirhaberajansi.com.tr/haber/aci-partisi-gumruklerimiz-gurbetcilerimizin-deli-dumrul-u-olmasin-924</link>
      <guid isPermaLink="true">https://sehirhaberajansi.com.tr/haber/aci-partisi-gumruklerimiz-gurbetcilerimizin-deli-dumrul-u-olmasin-924</guid>
      <description><![CDATA[Anadolu Çınarları Partisi, yurt dışında yaşayan vatandaşların Türkiye’ye giriş ve çıkışlarda karşılaştığı iddia edilen gümrük mağduriyetlerine dikkat çekerek, devlet tarafından verilen ödeme makbuzlarının sistemde tanınması ve mükerrer tahsilatların önlenmesi çağrısında bulundu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong> Anadolu Çınarları Partisi, yurt dışında yaşayan vatandaşların Türkiye’ye giriş ve çıkışlarda karşılaştığı iddia edilen gümrük mağduriyetlerine dikkat çekerek, devlet tarafından verilen ödeme makbuzlarının sistemde tanınması ve mükerrer tahsilatların önlenmesi çağrısında bulundu.</strong></p><p><strong>ŞHA-</strong></p><p>Anadolu Çınarları Partisi (AÇI Partisi), gurbetçilerin gümrük kapılarında yaşadığı iddia edilen sorunlara ilişkin kamuoyuna açıklama yaptı. Partinin Genel Başkanı <strong>Hüseyin Akın</strong> imzasıyla yayımlanan açıklamada, özellikle trafik ve HGS borçları nedeniyle vatandaşların gümrük kapılarında mağdur edildiği öne sürüldü.</p><p>Açıklamada, Türkiye’den çıkış sırasında bazı gümrük kapılarında, daha önce ödenmiş borçların sistemde görünmemesi nedeniyle vatandaşlardan yeniden ödeme talep edildiği iddiasına yer verildi. Partinin açıklamasında, vatandaşların ödeme makbuzlarını ibraz etmelerine rağmen “<strong>Sisteme düşmemiş, ödemeden çıkış yapamazsınız</strong>” denilerek yeniden tahsilat yapılmasının şikâyet konusu olduğu belirtildi.</p><p><strong>“Devletin verdiği makbuzu devlet neden kabul etmesin?”</strong></p><p>AÇI Partisi, vatandaşın üzerine düşen ödeme yükümlülüğünü zamanında yerine getirmesinin ardından düzenlenen resmi belgelerin kurumlar arasındaki bilgi sistemlerinin zamanında güncellenmemesinden kaynaklanan sorunların vatandaşa yüklenmemesi gerektiğini savundu.</p><p>Açıklamada, özellikle geçmiş dönemlere ait toplu HGS borçlarıyla karşılaşan vatandaşların şikâyetlerinin araştırılması gerektiği ifade edildi.</p><p>Parti, devletin alacaklarının tahsil edilmesine karşı olmadığını vurgulayarak, <strong>borcun yalnızca bir kez tahsil edilmesi ve ödemeyi belgeleyen vatandaşın yeniden ödeme yapmak zorunda bırakılmaması</strong> gerektiğini belirtti.</p><p><strong>“Ödeme belgesi kayıt ve itiraz sistemi kurulmalı”</strong></p><p>AÇI Partisi, gümrük kapılarında hızlı ve denetlenebilir bir <strong>“ödeme belgesi kayıt ve itiraz sistemi”</strong> kurulması çağrısında bulundu.</p><p>Ödemesini yaptığını belgeleyen vatandaşların banka dekontu veya resmi makbuzlarının elektronik ortamda kayıt altına alınması ve ilgili kurum tarafından doğrulanması gerektiği belirtilen açıklamada, belgenin gümrük kapısında anında doğrulanamadığı durumlarda vatandaşın beyanının ve sunduğu belgenin kayıt altına alınarak kurumlar arasında hızlı bir teyit mekanizması oluşturulması istendi.</p><p><strong>“Gurbetçilerimizi ülkelerinden soğutmayalım”</strong></p><p>Açıklamada, konunun yalnızca bir ödeme meselesi olmadığına dikkat çekilerek, saatlerce yolculuk yapan ve gümrük kuyruklarında bekleyen gurbetçilerin yeniden ödeme yapmak zorunda kalmasının kamu idaresine duyulan güveni zedeleyebileceği ifade edildi.</p><p>Gurbetçilerin Türkiye ile bağlarının güçlendirilmesi gerektiği belirtilen açıklamada, bürokratik ve teknik sorunların vatandaşların mağduriyetine dönüşmemesi çağrısı yapıldı.</p><p>AÇI Partisi, ilgili bakanlıklar ve kamu kurumlarından şikâyetleri araştırmalarını ve gümrük kapılarındaki uygulamaları gözden geçirmelerini istedi.</p><p>Açıklama, <strong>“Gümrüklerimiz gurbetçilerimizin ‘Deli Dumrul’u olmasın. Gurbetçilerimiz misafir değil, bu ülkenin evlatlarıdır.”</strong> ifadeleriyle sona erdi.</p><p><strong>SELDA ÇAKMAK / ANKARA&nbsp;</strong></p><p>&nbsp;</p><p>&nbsp;</p>]]></content:encoded>
      <pubDate>Mon, 31 Aug 2026 13:21:27 +0300</pubDate>
      <dc:creator>Şehir Haber Ajansı</dc:creator>
      <media:content url="https://sehirhaberajansi.com.tr/uploads/1788171687_6a9555a76dffc.jpg" medium="image" />
      <enclosure url="https://sehirhaberajansi.com.tr/uploads/1788171687_6a9555a76dffc.jpg" length="0" type="image/jpeg" />
    </item>
    <item>
      <title> Anlatı Ocağı’nda Bir Hikâye Duyuldu, Bin Hikâye Uyandı</title>
      <link>https://sehirhaberajansi.com.tr/haber/anlati-ocagi-nda-bir-hik-ye-duyuldu-bin-hik-ye-uyandi-923</link>
      <guid isPermaLink="true">https://sehirhaberajansi.com.tr/haber/anlati-ocagi-nda-bir-hik-ye-duyuldu-bin-hik-ye-uyandi-923</guid>
      <description><![CDATA[Mehtap İnan’ın hayata geçirdiği Anlatı Ocağı’nın ilk üç buluşması Ankara’da tamamlandı. Farklı kuşaklar, kişisel anılardan Türkiye’nin toplumsal hafızasına uzanan hikâyelerini paylaştı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong> Mehtap İnan’ın hayata geçirdiği Anlatı Ocağı’nın ilk üç buluşması Ankara’da tamamlandı. Farklı kuşaklar, kişisel anılardan Türkiye’nin toplumsal hafızasına uzanan hikâyelerini paylaştı.</strong></p><p><strong>ŞHA-</strong></p><p>Hikâye anlatıcısı, yazar ve kültürel etkinlik tasarımcısı Mehtap İnan tarafından hayata geçirilen Anlatı Ocağı’nın ilk üç buluşması Ankara’da tamamlandı. 15, 22 ve 29 Ağustos tarihlerinde Mehmet Akif Ersoy Edebiyat Müze Kütüphanesi’nde gerçekleştirilen buluşmalarda, farklı kuşaklardan katılımcılar kişisel hikâyelerini ve anılarını paylaşırken, anlatılar Türkiye’nin toplumsal ve kültürel hafızasına uzandı.</p><p>Anlatı Ocağı, klasik anlamda bir anlatıcının konuştuğu ve diğerlerinin dinlediği bir etkinliğin ötesinde, farklı kuşaklardan insanların aynı çatı altında birbirlerinin deneyimlerine, hatıralarına ve hikâyelerine kulak verebildikleri bir kültürel paylaşım alanı olarak tasarlandı. Etkinliklerde isteyen hikâyesini anlatırken, isteyen yalnızca dinleyerek sürece dahil oldu.</p><p>İnan, Anlatı Ocağı’nın çıkış noktasını şu sözlerle anlattı:</p><p>“İnsanların hafızasına güveniyorum. Her insanın zihninde taşıdığı bir hikâye, bir hatıra, bir ses, bir karşılaşma var. Yalnızca benim anlattığım bir alan istemedim. Gençlerin ve ileri yaştaki insanların aynı çatı altında birbirlerine kulak verebildikleri; isteyenin anlattığı, isteyenin yalnızca dinlediği yaşayan bir anlatı alanı hayal ettim.”</p><p><strong>BİR AİLE FOTOĞRAFI, BİR DÖNEMİ ANLATABİLİR Mİ?</strong></p><p>İlk buluşma “Albümdeki En Eski Hikâye” başlığıyla gerçekleştirildi. Katılımcıların getirdiği eski aile fotoğrafları üzerinden başlayan anlatılar, fotoğraflarda yer alan kıyafet, mobilya ve ev düzeni gibi ayrıntılardan dönemin gündelik yaşamına kadar uzandı.</p><p>Fotoğraflar üzerinden yapılan paylaşımlarda yalnızca kişilerin kimlikleri değil, fotoğrafların çekildiği dönemin toplumsal yaşamı, alışkanlıkları ve kültürel özellikleri de konuşuldu. Böylece kişisel bir aile albümü, geçmiş dönemin Türkiye’sine açılan bir pencereye dönüştü.</p><p><strong>İSİMLERİN DE BİR HİKÂYESİ VAR</strong></p><p>İkinci buluşma “Bana Adımı Veren Hikâye” başlığıyla düzenlendi. Katılımcılar isimlerini kimden ve nasıl aldıklarını anlatırken, isimlerin seçilmesinde dönemin sevilen filmleri, tanınmış kişileri ve popüler kültürünün etkisi de ele alındı.</p><p>Buluşmada, Türk sözlü anlatı geleneğinin önemli eserlerinden Dede Korkut Hikâyeleri’ndeki “Dirse Han Oğlu Boğaç Han” anlatısı da ad verme, kimlik ve kültürel bellek üzerinden çalışmaya eşlik etti.</p><p>Buluşmaya 16 yaşında bir gencin de katılmasıyla farklı kuşakların isimler ve aile hikâyeleri üzerinden birbirini dinlemesine imkân sağlandı.</p><p><strong>1945’TEN 2026’YA TÜRKİYE’NİN HAFIZASI</strong></p><p>29 Ağustos’ta gerçekleştirilen üçüncü buluşmanın konusu “Hayatımı Değiştiren Bir Karşılaşma” oldu. Kişisel karşılaşmalar üzerinden başlayan anlatılar, 1945’ten 2026’ya Türkiye’nin toplumsal hafızasında iz bırakan dönem ve olaylara uzandı.</p><p>1974 Kıbrıs Harekâtı konuşulduğunda, Kırıkkale çevresinde o dönemi yaşayan katılımcılar geceleri evlerin ışıklarının kapatıldığını hatırladı. Antalya’da o yılları yaşayan başka bir katılımcının belleğinden de benzer bir hatıra çıktı.</p><p>Çernobil konuşulduğunda ise dikkat çekici bir çağrışım yaşandı. Konuşmada çaydan özellikle söz edilmemesine rağmen katılımcılar dönemin çayla ilgili hatıralarını kendiliğinden anlatmaya başladı. Aynı olay bir kişide insanlar için duyulan üzüntüyü, bir başkasında Karadeniz’deki balıklar için duyulan kaygıyı, diğerinde ise dönemin gündelik hayatına ilişkin başka bir ayrıntıyı harekete geçirdi.</p><p>1999 Marmara Depremi konuşulduğunda ise ortak tarih, bazı katılımcıların kişisel kayıp hikâyeleriyle kesişti.</p><p>Bu buluşmada 20 yaşında bir genç katılımcının da bulunması, yakın tarihin farklı kuşakların hafızasında nasıl karşılık bulduğunu aynı ortamda görme imkânı yarattı. Bir kuşağın bizzat yaşadığı olay, daha genç bir kuşağın dinlediği ve anlamlandırdığı yaşayan bir anlatıya dönüştü.</p><p><strong>BİR HATIRA DİĞERİNİ UYANDIRIYOR</strong></p><p>Üç buluşmada dikkat çeken durumlardan biri, bir kişinin anlattığı küçük bir ayrıntının başka bir katılımcının farklı bir hatırasını harekete geçirmesiydi.</p><p>İnsan belleğinde anılar birbirinden tamamen bağımsız kayıtlar hâlinde bulunmuyor. Bir görüntü, sözcük, koku, ses, müzik ya da başka bir çağrışım, geçmişteki yaşantıların hatırlanmasını kolaylaştıran bir ipucuna dönüşebiliyor. Bir anının çağrılması, onunla ilişkili başka anıların hatırlanmasına da zemin hazırlayabiliyor.</p><p>Özellikle koku ve müzik ile otobiyografik bellek arasındaki ilişkiyi inceleyen araştırmalar, bu tür duyusal ipuçlarının geçmişteki kişisel anıları ve onlarla bağlantılı duyguları güçlü biçimde çağırabildiğini gösteriyor.</p><p>Anlatı Ocağı’nda amaç bir hafıza testi yapmak ya da katılımcının ne kadar hatırladığını ölçmek değil; hatırlamaya, dinlemeye ve anlatmaya alan açmak.</p><p><strong>HAFIZA KUŞAKTAN KUŞAĞA AKIYOR</strong></p><p>İlk üç buluşmanın ardından Anlatı Ocağı’nın temel yaklaşımı da daha görünür hâle geldi. İnsan kendi hikâyesini anlatırken yalnızca kendisini anlatmıyor.</p><p>Bir fotoğraftaki koltuk, bir çocuğa verilen isim, yıllar önce izlenen bir film, dinlenen bir şarkı, savaş günlerinde kapatılan bir ışık veya toplumsal bir olay sırasında hatırlanan küçücük bir ayrıntı; kişinin yaşadığı dönemin kültürel ve toplumsal izlerini de taşıyor.</p><p>16 yaşındaki bir gencin kendisinden onlarca yıl önce yaşanmış bir dönemin hikâyelerini dinlemesi; 20 yaşındaki bir katılımcının 1945’ten başlayan toplumsal hafıza yolculuğunda daha ileri yaştaki insanların tanıklıklarıyla aynı ortamda bulunması, Anlatı Ocağı’nın kuşakları buluşturma hedefinin ilk üç çalışmada somutlaşan örnekleri oldu.</p><p>Böylece bir kuşağın kişisel hatırası, başka bir kuşağın yalnızca tarih kitaplarından öğrenebileceği bir dönemin gündelik hayatına açılan pencereye dönüşebiliyor.</p><p>İnan, Anlatı Ocağı’nın geleceğini ise şöyle anlattı:</p><p>“Şimdilik küçük adımlarla ilerliyoruz. Hayalim farklı kuşakların birbirini dinleyebildiği güçlü ve yaşayan bir anlatı alanı oluşturmak. Çünkü bir insanın küçücük bir hatırası, başka birinin yıllardır unuttuğunu sandığı hikâyeyi uyandırabiliyor. Aynı zamanda genç bir insan, kendisinin hiç yaşamadığı bir dönemi o dönemi yaşamış birinin sesinden duyabiliyor. Anlatı Ocağı’nın özü de burada: Bir hikâye duyulur, bin hikâye uyanır.”</p><p>15, 22 ve 29 Ağustos tarihlerinde gerçekleştirilen Anlatı Ocağı’nın ilk serisi tamamlanırken, son buluşma “Siz gelmeseydiniz bu karşılaşma eksik olurdu. Çünkü hikâye burada...” sözleriyle sona erdi.</p><p><strong>SELDA ÇAKMAK / ANKARA&nbsp;</strong></p>]]></content:encoded>
      <pubDate>Mon, 31 Aug 2026 00:17:00 +0300</pubDate>
      <dc:creator>Şehir Haber Ajansı</dc:creator>
      <media:content url="https://sehirhaberajansi.com.tr/uploads/1788124620_6a949dcc2ae14.jpeg" medium="image" />
      <enclosure url="https://sehirhaberajansi.com.tr/uploads/1788124620_6a949dcc2ae14.jpeg" length="0" type="image/jpeg" />
    </item>
    <item>
      <title>30 Ağustos Zafer Bayramı Kutlu Olsun </title>
      <link>https://sehirhaberajansi.com.tr/haber/30-agustos-zafer-bayrami-kutlu-olsun-922</link>
      <guid isPermaLink="true">https://sehirhaberajansi.com.tr/haber/30-agustos-zafer-bayrami-kutlu-olsun-922</guid>
      <description><![CDATA[Sinoplular Federasyonu (Sinop-Fed) Başkanı Kenan Güllü, 30 Ağustos Zafer Bayramı’nın 104. yıl dönümü dolayısıyla yayımladığı mesajda, Gazi Mustafa Kemal Atatürk başta olmak üzere İstiklal Savaşı’nın tüm kahramanlarını saygı ve rahmetle andı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Sinoplular Federasyonu (Sinop-Fed) Başkanı Kenan Güllü, 30 Ağustos Zafer Bayramı’nın 104. yıl dönümü dolayısıyla yayımladığı mesajda, Gazi Mustafa Kemal Atatürk başta olmak üzere İstiklal Savaşı’nın tüm kahramanlarını saygı ve rahmetle andı.</strong></p><p><strong>ŞHA-</strong></p><p>Sinoplular Federasyonu (Sinop-Fed) Başkanı Kenan Güllü; 30 Ağustos 1922 tarihi, aziz milletimizin, bağımsızlık inancını, hür yaşama kararlılığını, hiçbir zaman esareti ve zilleti kabul etmeyeceğini tüm dünyaya haykırdığı gündür.</p><p>Bu duygu ve düşüncelerle, Cumhuriyet'imizin kuruluşunu müjdelediği büyük zaferimizin 104. yıl dönümünü kutlamanın onur ve gururunu yaşıyor, bu mihvalde Ulusumuzun kurtarıcısı, Cumhuriyet’imizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk başta olmak üzere İstiklal Savaşımızın tüm kahramanlarını, aziz şehitlerimizi saygı ve rahmetle, gazilerimizi minnet ve şükranla yâd ediyor, 30 Ağustos Zafer Bayramı’nı en içten duygularımla kutluyorum.</p><p><strong>SELDA ÇAKMAK&nbsp;</strong></p>]]></content:encoded>
      <pubDate>Sun, 30 Aug 2026 17:18:36 +0300</pubDate>
      <dc:creator>Şehir Haber Ajansı</dc:creator>
      <media:content url="https://sehirhaberajansi.com.tr/uploads/1788099516_6a943bbc417e6.jpeg" medium="image" />
      <enclosure url="https://sehirhaberajansi.com.tr/uploads/1788099516_6a943bbc417e6.jpeg" length="0" type="image/jpeg" />
    </item>
    <item>
      <title>Mamak’ta 30 Ağustos Zafer Bayramı Coşkusu</title>
      <link>https://sehirhaberajansi.com.tr/haber/mamak-ta-30-agustos-zafer-bayrami-coskusu-921</link>
      <guid isPermaLink="true">https://sehirhaberajansi.com.tr/haber/mamak-ta-30-agustos-zafer-bayrami-coskusu-921</guid>
      <description><![CDATA[Ankara’nın Mamak ilçesinde 30 Ağustos Zafer Bayramı’nın 104. yıl dönümü, Mamak Belediyesi önünde düzenlenen çelenk sunma töreniyle kutlandı. Törende Millî Mücadele’nin kahramanları anılırken, Cumhuriyetin değerlerinin gelecek nesillere aktarılmasının önemine vurgu yapıldı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Ankara’nın Mamak ilçesinde 30 Ağustos Zafer Bayramı’nın 104. yıl dönümü, Mamak Belediyesi önünde düzenlenen çelenk sunma töreniyle kutlandı. Törende Millî Mücadele’nin kahramanları anılırken, Cumhuriyetin değerlerinin gelecek nesillere aktarılmasının önemine vurgu yapıldı.</strong></p><p><strong>ŞHA-</strong></p><p>&nbsp;<strong>30 Ağustos Zafer Bayramı’nın 104. yıl dönümü</strong></p><p>&nbsp;Ankara’nın Mamak ilçesinde düzenlenen törenle kutlandı. Törene Mamak Belediye Başkanı Veli Gündüz Şahin, Başkan Yardımcıları Sibel Emre ,Fırat Gökçe ve &nbsp;Orhan Sancak&nbsp;,Özel Kalem Müdürü &nbsp;Erol Karaköse , Başkan Başdanışmanı İsmail Gençkurt, Yeni Parti İlçe Başkanı Dr. Ali Rıza Erdek, Meclis Üyeleri, birim müdürleri, Muhtarlar ,Belediye personeli ve çok sayıda vatandaş katıldı.</p><p>Törende, 30 Ağustos Zaferi’nin anlam ve önemine dikkat çekilirken, başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere Millî Mücadele’nin tüm kahramanları rahmet, minnet ve saygıyla anıldı.</p><p><strong>Bando ve Seymenler törene renk kattı</strong></p><p>Mamak Belediyesi Bandosu, seslendirdiği türkü ve marşlarla törene eşlik etti. Seymen ekibinin gösterisiyle de Millî Mücadele’nin kararlılığı ve bağımsızlık ruhu yaşatıldı.</p><p>Törende, Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşlarının yanı sıra vatan uğruna mücadele eden tüm şehitler rahmet ve minnetle anıldı.</p><p><strong>“Cumhuriyetimizi aynı inanç ve kararlılıkla geleceğe taşıyacağız”</strong></p><p>Törende konuşan Mamak Belediye Başkanı Veli Gündüz Şahin, Millî Mücadele’nin Samsun’da başlayan ve Ankara’da millet iradesiyle güçlenen sürecine değindi. Şahin, Sakarya’da büyük bir direnişe dönüşen mücadelenin, 26 Ağustos 1922’de başlayan Büyük Taarruz ve 30 Ağustos’ta kazanılan Başkomutanlık Meydan Muharebesi ile zafere ulaştığını belirtti.</p><p>Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün “Milletin bağımsızlığını yine milletin azim ve kararı kurtaracaktır” sözünü hatırlatan Şahin, Millî Mücadele’nin temelinde milletin iradesi ve bağımsızlık kararlılığının bulunduğunu ifade etti.</p><p>30 Ağustos’un bu anlayışın meydanlarda karşılık bulduğu gün olduğunu belirten Şahin, Büyük Zafer’in yalnızca tarihî bir başarı olmadığını, Cumhuriyetin geleceğe taşınması açısından da önemli bir sorumluluk taşıdığını söyledi.</p><p><strong>“Bu büyük mirasa sahip çıkmak hepimizin görevidir”</strong></p><p>Cumhuriyetin gelecek nesillere aktarılmasının önemine dikkat çeken Şahin, şöyle konuştu:</p><p>“Bugün bizlere düşen görev ise bu büyük mirasa sahip çıkmak, Cumhuriyetimizin değerlerini korumak ve gelecek nesillere daha güçlü bir Türkiye bırakmak için çalışmaktır.”</p><p>Şahin, Cumhuriyetin aynı inanç, kararlılık ve vatan sevgisiyle geleceğe taşınacağını belirterek, başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları olmak üzere vatan uğruna hayatını kaybeden tüm şehitleri rahmet, minnet ve saygıyla andı. Gazilere de şükranlarını sunan Şahin, konuşmasını “Ne Mutlu Türküm Diyene!” sözleriyle tamamladı.</p><p><strong>SELDA ÇAKMAK / ANKARA&nbsp;</strong></p><p>&nbsp;</p>]]></content:encoded>
      <pubDate>Sun, 30 Aug 2026 16:08:37 +0300</pubDate>
      <dc:creator>Şehir Haber Ajansı</dc:creator>
      <media:content url="https://sehirhaberajansi.com.tr/uploads/1788095317_6a942b55d038a.jpeg" medium="image" />
      <enclosure url="https://sehirhaberajansi.com.tr/uploads/1788095317_6a942b55d038a.jpeg" length="0" type="image/jpeg" />
    </item>
    <item>
      <title>30 Ağustos’ta İngilizlerin hayallerini de boşa çıkardık</title>
      <link>https://sehirhaberajansi.com.tr/haber/30-agustos-ta-ingilizlerin-hayallerini-de-bosa-cikardik-920</link>
      <guid isPermaLink="true">https://sehirhaberajansi.com.tr/haber/30-agustos-ta-ingilizlerin-hayallerini-de-bosa-cikardik-920</guid>
      <description><![CDATA[Mamak Belediyesi Başkan Başdanışmanı İsmail Gençkurt, 30 Ağustos Zafer Bayramı mesajında Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşlarını rahmet ve saygıyla andı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Mamak Belediyesi Başkan Başdanışmanı İsmail Gençkurt, 30 Ağustos Zafer Bayramı mesajında Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşlarını rahmet ve saygıyla andı.</strong></p><p><strong>ŞHA -</strong></p><p>Ankara-Mamak Belediyesi Başkan Başdanışmanı İsmail Gençkurt, 30 Ağustos Zafer Bayramı nedeniyle yayınladığı mesajda, “Tarihte Türkiye Cumhuriyeti dışında hiçbir devlet, bağımsızlığını 6 ülkeye karşı ve işbirlikçilere karşı savaşarak kazanamamıştır” dedi.</p><p>1299’da kurulan Osmanlı Devleti’nin paramparça edildiğini ve 1918’de sonlandırıldığını, Osmanlı’ya 465 yıl başkentlik eden İstanbul’un 5 yıl işgal altında kaldığını, İzmir’in düşman çizmeleri altında inlediğini kaydeden İsmail Gençkurt, “1921 Sakarya ve 1922 Dumlupınar zaferlerimizle, Anadolu içlerine sürdükleri Yunanlılara güvenen İngilizler’in hayallerini de boşa çıkardık.” ifadesini kullandı.</p><p>İsmail Gençkurt, “Başta devletimizin kurucusu, kurtuluş savaşımızın lideri Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere tüm kahramanlarımızı rahmetle ve saygıyla anıyorum.” dedi.</p><p><strong>SELDA ÇAKMAK /ANKARA</strong></p><p>&nbsp;</p>]]></content:encoded>
      <pubDate>Sat, 29 Aug 2026 16:24:25 +0300</pubDate>
      <dc:creator>Şehir Haber Ajansı</dc:creator>
      <media:content url="https://sehirhaberajansi.com.tr/uploads/1788009865_6a92dd8967fbf.jpeg" medium="image" />
      <enclosure url="https://sehirhaberajansi.com.tr/uploads/1788009865_6a92dd8967fbf.jpeg" length="0" type="image/jpeg" />
    </item>
    <item>
      <title>İlker Kara: “Başarı, kendinize inanarak inşa ettiğiniz bir yolculuktur”</title>
      <link>https://sehirhaberajansi.com.tr/haber/ilker-kara-basari-kendinize-inanarak-insa-ettiginiz-bir-yolculuktur-919</link>
      <guid isPermaLink="true">https://sehirhaberajansi.com.tr/haber/ilker-kara-basari-kendinize-inanarak-insa-ettiginiz-bir-yolculuktur-919</guid>
      <description><![CDATA[Yazar ve DÜGİYAD Genel Başkanı İlker Kara, “Gizli Başarı Yolları” kitabında başarıya giden yolda bilinç, disiplin, sabır ve kararlılığın önemini anlattı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Yazar ve DÜGİYAD Genel Başkanı İlker Kara, “Gizli Başarı Yolları” kitabında başarıya giden yolda bilinç, disiplin, sabır ve kararlılığın önemini anlattı.</strong></p><p><strong>SELDA ÇAKMAK / ŞHA</strong></p><p>İzmir <strong>–</strong> Yazar ve Dünya Genç Girişimciler Yatırım ve Kalkındırma Derneği (DÜGİYAD) Genel Başkanı İlker Kara, “Gizli Başarı Yolları” kitabını, kitabın ortaya çıkış hikâyesini ve başarıya ulaşmanın yollarını anlattı. Gençlerin kendi potansiyellerini keşfetmelerine yardımcı olmayı amaçladığını belirten Kara, başarının yalnızca makam, para veya tanınmışlık olmadığını vurguladı.</p><p><strong>“Başarı günlük hayatımızdaki küçük adımlarda gizli”</strong></p><p>Hayatı boyunca insanlara faydalı olmayı ve özellikle gençlerin kendi potansiyellerini keşfetmelerine yardımcı olmayı önemsediğini belirten Kara, yazarlık yolculuğunun da bu düşüncenin bir sonucu olarak başladığını söyledi.</p><p>“Gizli Başarı Yolları”nı yazma fikrinin hayatı boyunca yaşadığı deneyimlerin, gözlemlerinin ve insanlarla yaptığı sohbetlerin sonucunda ortaya çıktığını aktaran İlker Kara, çevresinde birçok insanın yetenekli olmasına rağmen kendisine inanmadığını, nereden başlayacağını bilemediğini veya karşılaştığı ilk zorlukta hayallerinden vazgeçtiğini gördüğünü ifade etti.</p><p>Başarının çoğu zaman günlük hayattaki küçük ancak istikrarlı adımlarda gizli olduğunu dile getiren Kara, bir insanın düşünce biçimini değiştirmesinin, kendisini tanımasının, doğru hedefler belirlemesinin ve disiplinli hareket etmesinin hayatının yönünü değiştirebileceğini söyledi.</p><p><strong>“Gizli, sihirli bir formül anlamına gelmiyor”</strong></p><p>Kitabın ismindeki “gizli” kelimesiyle, başarıya ulaşmak için çoğu zaman fark edilmeyen ve göz önünde olmayan çabaları anlatmak istediğini belirten Kara, başarının arkasındaki sabır, fedakârlık, başarısızlıklar ve sessiz mücadelenin çoğu zaman görülmediğini ifade etti. Erken kalkmak, sürekli öğrenmek, hatalardan ders çıkarmak, doğru insanlarla yol yürümek, umudu korumak ve vazgeçmemek gibi değerlerin başarı yolunun önemli parçaları olduğunu dile getirdi.&nbsp;</p><p><strong>“İnsan kendi hayatının sorumluluğunu üstlendiğinde değişim başlar”</strong></p><p>Kitabın temel mesajının insanın kendi hayatının sorumluluğunu üstlenmesi olduğunu belirten Kara, geçmişte yaşanan zorlukların veya çevrenin düşüncelerinin geleceği tek başına belirlemek zorunda olmadığını söyledi.</p><p>Herkesin içinde keşfedilmeyi bekleyen bir güç ve potansiyel bulunduğunu ifade eden Kara, “Yalnızca hayal kurmak yeterli değildir; hayali hedefe, hedefi plana, planı da düzenli eyleme dönüştürmek gerekir” dedi.</p><p>Kara, okuyucularının kitabı bitirdiklerinde “Benim için artık çok geç” düşüncesi yerine “Bugün yeniden başlayabilirim” diyebilmelerini istediğini belirtti.</p><p><strong>“Şans kapıyı açabilir, fakat kapıdan geçmek insanın sorumluluğundadır”</strong></p><p>Başarının yalnızca şansa bağlanamayacağını vurgulayan Kara, şansın insanların karşısına fırsatlar çıkarabileceğini ancak bu fırsatları başarıya dönüştürmenin emek, bilgi, cesaret ve hazırlık gerektirdiğini söyledi.</p><p>Kalıcı başarının emek, çalışma, sabır, disiplin ve doğru kararların sonucu olduğunu ifade eden Kara, “Şans belki bir kapıyı açabilir; fakat o kapıdan geçmek ve yolun sonuna kadar ilerlemek insanın kendi sorumluluğundadır” dedi.</p><p><strong>Başarı için disiplin ve sabır vurgusu</strong></p><p>Başarılı olmak isteyen kişilerin öncelikle kendilerini tanımaları gerektiğini belirten Kara; hedef belirleme, zamanı doğru kullanma, sürekli öğrenme, doğru insanlarla yol yürüme, hatalardan ders çıkarma, disiplin oluşturma ve sabırlı olmanın önemine dikkat çekti.</p><p>Başarının bir anda gerçekleşen büyük bir sıçrayış olmadığını dile getiren Kara, başarının her gün tekrarlanan doğru alışkanlıkların zamanla oluşturduğu güçlü bir sonuç olduğunu ifade etti.</p><p><strong>“Zorluklar gelişim fırsatı olarak görülmeli”</strong></p><p>Başarı yolunda karşılaşılan zorlukların yalnızca engel olarak görülmemesi gerektiğini belirten Kara, insanların zor zamanlarda kendilerine “Bu durum bana ne öğretiyor ve buradan nasıl çıkabilirim?” sorusunu sormalarını önerdi.</p><p>Gerektiğinde planın değiştirilebileceğini ancak hedefin hemen terk edilmemesi gerektiğini söyleyen Kara, yardım istemekten çekinilmemesi gerektiğini de vurguladı. Dinlenmenin vazgeçmek anlamına gelmediğini belirten Kara, insanın gerektiğinde durup gücünü topladıktan sonra daha bilinçli şekilde yoluna devam etmesi gerektiğini ifade etti.</p><p><strong>“Gerçek özgüven, gelişebileceğine inanmaktır”</strong></p><p>Başarı yolunda kişinin kendisine inanmasının temel taşlardan biri olduğunu belirten İlker Kara, gerçek özgüvenin her şeyi mükemmel yapabileceğine inanmak olmadığını söyledi.</p><p>Gerçek özgüveni, kişinin eksiklerini bilmesine rağmen öğrenebileceğine, gelişebileceğine ve yeniden deneyebileceğine güvenmesi olarak tanımlayan Kara, kendine inanmanın emekle desteklenmesi gerektiğini vurguladı.</p><p><strong>“Mükemmel zamanı beklemek fırsatları kaçırabilir”</strong></p><p>Doğru kararların başarı yolunun yönünü belirlediğini belirten Kara, karar vermeden önce araştırmanın, düşünmenin ve seçenekleri değerlendirmenin önemine dikkat çekti.</p><p>Ancak bütün şartların mükemmel olmasını beklemenin de yanlış olduğunu ifade eden Kara, her kararın belirli bir belirsizlik taşıdığını söyledi. Kara, doğru kararın bilgi, tecrübe, sezgi ve cesaretin dengeli şekilde kullanılmasının sonucu olduğunu belirtti.</p><p><strong>“Herkes kendi potansiyeli ölçüsünde başarılı olabilir”</strong></p><p>Başarı kavramının herkes için aynı olmadığını vurgulayan Kara, herkesin kendi potansiyeli ve şartları ölçüsünde başarılı olabileceğini söyledi.</p><p>Bir kişi için başarının büyük bir şirket kurmak, başka biri için eğitimini tamamlamak, iyi bir evlat yetiştirmek veya topluma faydalı olmak anlamına gelebileceğini ifade eden Kara, insanların kendilerini başkalarıyla kıyaslamak yerine dünkü hâllerinden daha ileriye gitmeye çalışmaları gerektiğini dile getirdi.</p><p><strong>“En büyük hata kusursuz şartları beklemek”</strong></p><p>Başarı yolunda insanların yaptığı en büyük hatalardan birinin kusursuz şartların oluşmasını beklemek olduğunu belirten Kara, birçok kişinin yeterli para, zaman veya çevreye sahip olmadığını düşünerek sürekli ertelediğini söyledi.</p><p>Sosyal medyada insanların çoğunlukla yalnızca ulaştıkları sonuçların görüldüğünü, o noktaya gelene kadar yaşadıkları sürecin ise bilinmediğini belirten Kara, sürekli kıyaslamanın kişinin kendi değerini unutmasına ve motivasyonunu kaybetmesine neden olabileceğini ifade etti.</p><p><strong>“Başarısızlık, daha bilinçli bir başlangıcın öğretmenidir”</strong></p><p>Başarısızlığın hayatın sonu olmadığını vurgulayan Kara, bir girişimin başarısız olmasının kişinin başarısız bir insan olduğu anlamına gelmediğini söyledi.</p><p>Başarısızlık sonrasında yaşanan sürecin değerlendirilmesi gerektiğini belirten Kara, “Nerede hata yaptım, neyi eksik bıraktım, bundan ne öğrendim ve bir sonraki denememde neyi farklı yapabilirim?” sorularının sorulmasının önemine dikkat çekti.</p><p>Kara, başarısızlığın doğru değerlendirildiğinde bir son değil, daha bilinçli bir başlangıcın öğretmeni olduğunu ifade etti.</p><p><strong>“Gençler başkalarının çizdiği hayatla yetinmemeli”</strong></p><p>Kitabının özellikle gençlere kendilerini tanımaları, yeteneklerinin farkına varmaları ve başkalarının onlar için çizdiği hayatla yetinmemeleri konusunda yol göstermeyi amaçladığını belirten Kara, günümüzde gençlerin çok fazla bilgiye ulaşabildiğini ancak bu yoğunluk içerisinde hangi yöne ilerleyeceklerini belirlemekte zorlanabildiklerini söyledi.</p><p>Sosyal medyanın gerçekçi olmayan başarı ve mutluluk görüntüleri oluşturabildiğine dikkat çeken Kara, gençlerin hata yapmaktan korkmadan denemelerini, kendilerini geliştirmelerini, kötü alışkanlıklardan uzak durmalarını ve zamanlarının değerini bilmelerini önemsediğini dile getirdi.</p><p><strong>“Kitap, yaşadığım mücadelelerden izler taşıyor”</strong></p><p>“Gizli Başarı Yolları”nın yalnızca teorik bilgilerden oluşmadığını belirten Kara, hayatı boyunca yaşadığı mücadelelerin, yaptığı hataların, aldığı derslerin ve yeniden ayağa kalktığı dönemlerin kitabın düşünsel temelini oluşturduğunu söyledi.</p><p>Kendisinin de zaman zaman hayal kırıklıkları yaşadığını ve yanlış kararlar aldığını ifade eden Kara, yaşadığı süreçlerin insanın önce kendi içindeki gücü bulması gerektiğini öğrettiğini belirtti.</p><p>Kara, kitabında okuyucuya tepeden bakan bir anlatım yerine, aynı yollardan geçmiş bir insanın samimi rehberliğini sunmayı amaçladığını söyledi.</p><p><strong>“Gerçek başarı çoğu zaman sessizce büyür”</strong></p><p>Okuyucuların kitabından aklında kalmasını istediği en önemli mesajı paylaşan Kara, başarının başkalarının verdiği bir unvan değil, kişinin kendisine inanarak, sabırla ve disiplinle inşa ettiği bir yolculuk olduğunu ifade etti.</p><p>İnsanın zaman zaman kendisini geç kalmış, yetersiz veya yalnız hissedebileceğini belirten Kara, geçmişte yaşananların geleceğin kesin hükmü olmadığını söyledi.</p><p>Kara, “Kimsenin alkışlamadığı zamanlarda da çalışmaya devam etmek gerekir. Çünkü gerçek başarı çoğu zaman sessizce büyür” ifadelerini kullandı.</p><p><strong>Gençlere mesaj: “Kendinize inanın, çalışın ve vazgeçmeyin”</strong></p><p>Başarıya ulaşmak isteyen gençlere seslenen İlker Kara, gençlerin kendilerini başkalarının düşünceleriyle sınırlandırmamaları gerektiğini, hayal kurmanın yanında bu hayalleri plana dönüştürmenin önemine dikkat çekti .</p><p>Her gün hedefe hizmet eden küçük bir adım atılması gerektiğini belirten İlker Kara gençlere yönelik mesajını şu sözlerle tamamladı:</p><p><strong>“Kendinize inanın, Allah’a güvenin, çalışın, sabredin ve hiçbir başarısızlığı yolculuğun sonu olarak görmeyin. Başarı sizi bir gün mutlaka bulacaktır; yeter ki siz yolunuzdan vazgeçmeyin.”</strong></p><p>&nbsp;</p>]]></content:encoded>
      <pubDate>Sat, 29 Aug 2026 01:56:38 +0300</pubDate>
      <dc:creator>Şehir Haber Ajansı</dc:creator>
      <media:content url="https://sehirhaberajansi.com.tr/uploads/1787957798_6a921226b7e72.PNG" medium="image" />
      <enclosure url="https://sehirhaberajansi.com.tr/uploads/1787957798_6a921226b7e72.PNG" length="0" type="image/jpeg" />
    </item>
    <item>
      <title>Bir Korodan Fazlası: Müzik, Dayanışma ve Sosyal Sorumluluk</title>
      <link>https://sehirhaberajansi.com.tr/haber/bir-korodan-fazlasi-muzik-dayanisma-ve-sosyal-sorumluluk-918</link>
      <guid isPermaLink="true">https://sehirhaberajansi.com.tr/haber/bir-korodan-fazlasi-muzik-dayanisma-ve-sosyal-sorumluluk-918</guid>
      <description><![CDATA[Türk Müziği Korosu, müziği dayanışma ve sosyal sorumlulukla buluşturarak üyelerine hem sanat hem de sosyal bir yaşam alanı sunuyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Türk Müziği Korosu, müziği dayanışma ve sosyal sorumlulukla buluşturarak üyelerine hem sanat hem de sosyal bir yaşam alanı sunuyor.</strong></p><p><strong>ŞHA-</strong></p><p>Türk Müziği Korosu, farklı yaş gruplarından üyeleri müzik çatısı altında bir araya getirirken, konser çalışmalarının yanı sıra sosyal sorumluluk faaliyetleriyle de dikkat çekiyor. Koro Şefi Fatih Penez ve koro yöneticisi Aygül Aksu, koronun yalnızca müzik yapılan bir alan olmadığını, üyeler arasında dayanışmayı güçlendiren bir topluluk olduğunu anlattı.</p><p><strong>Müzikle başlayan uzun yolculuk</strong></p><p>Koro Şefi Fatih Penez, müzikle ilişkisinin 14 yaşında başladığını belirterek, askeri lise yıllarından itibaren profesyonel müzik hayatının içinde yer aldığını anlattı. Uzun yıllar askerlik görevini sürdüren Penez, askeri müzisyenlik ve bando geleneğinin yanı sıra farklı kurumlarda enstrüman öğretmenliği de yaptı.</p><p>Halk eğitim merkezinde ud öğretmenliği yaptığı dönemde bir koro kurduğunu anlatan Penez, burada yaklaşık bir yıl koro çalışması yürüttüğünü söyledi. Ardından özel korosuyla çalışmalarına devam eden Penez, özel korosunu 3 yılı aşkın süredir yönettiğini, Halk Eğitim’deki bir yıllık çalışmasıyla birlikte koro şefliği deneyiminin yaklaşık 4 yıla ulaştığını ifade etti.</p><p>Penez, koro şefliğini yalnızca bir meslek olarak görmediğini, müzik aracılığıyla insanlara ulaşmayı ve onların hayatına dokunmayı önemsediğini dile getirdi.</p><p><strong>“Kötü ses yoktur, ses rengi vardır”</strong></p><p>Koro çalışmalarında üyelerin kendilerine güvenmelerinin önemine dikkat çeken Penez, müziğe ilgi duyan ancak sesine güvenmeyen kişilerin çekinmemesi gerektiğini söyledi.</p><p><strong>“Kötü ses yoktur, ses rengi vardır”</strong> diyen Penez, herkesin kendine özgü bir ses rengi bulunduğunu ve doğru eğitimle bu sesin geliştirilebileceğini belirtti.</p><p>Üyelerle yaptığı kısa görüşmeler ve düzenli gözlemlerle ses aralıklarını belirlediğini anlatan Penez, koristleri seslerine uygun eserlere yönlendirdiklerini ifade etti.</p><p><strong>İki ayrı grupta çalışmalar sürüyor</strong></p><p>Koronun iki ayrı gruptan oluştuğunu belirten Penez, gruplardan birinin Keçiören İncirli’de F&amp;ARYA Türk Müziği Korosu, diğerinin ise Kızılay’da ise BES-SEN Türk Müziği Korosu çalışmalarını sürdürdüğünü söyledi.</p><p>Yaklaşık 25-30 kişilik bir ekiple çalışmalarını sürdüren koro, bugüne kadar yaklaşık 12-13 konser gerçekleştirdi. Koroda katı bir repertuvar anlayışı yerine üyelerin sevdiği eserlere de yer veriliyor.</p><p>Sanat müziği ve Türk halk müziğinin yanı sıra pop, fantezi ve arabesk gibi farklı türlerde eserler de seslendiriliyor. Penez, konserlerde her koristin solo söylemesine önem verdiklerini belirterek, bunun üyelerin emeğini görünür kıldığını söyledi.</p><p>Bir konserin hazırlık sürecinin en az üç ay sürdüğünü belirten Penez, sahne çalışmalarının düzenli ve disiplinli şekilde yürütüldüğünü ifade etti.</p><p><strong>İleri yaş grubuna sabır ve empati</strong></p><p>Koronun yalnızca müzik eğitimi verilen bir alan olmadığını vurgulayan Penez, özellikle ileri yaş grubu ve ciddi sağlık sorunları bulunan üyelerle çalıştıklarını belirtti.</p><p>Koro içerisinde işitme ve yürüme güçlüğü yaşayan üyelerin yanı sıra Parkinson ve Alzheimer gibi sağlık sorunları bulunan kişilerin de yer aldığını aktaran Penez, bu nedenle çalışmalar sırasında sabır ve empatiyi temel aldığını söyledi.</p><p>Zor günlerde karşılaştıkları durumlar karşısında koronun taşıdığı misyonu hatırladığını belirten Penez, yaklaşımını buna göre yeniden dengelediğini anlattı.</p><p>Koronun üyelerini yalnızca prova salonunda değil; park, bahçe, piknik ve geziler gibi sosyal etkinliklerde de bir araya getirdiğini belirten Penez, bu buluşmaların üyeler arasındaki bağı güçlendirdiğini ifade etti.</p><p><strong>“Yaşamak bir ekip işidir”</strong></p><p>Koro yöneticisi Aygül Aksu , ise 51 yaşında ve emekli olduğunu belirterek, emeklilik sonrasında uzun süre ertelediği hobilerine ve sosyal faaliyetlere daha fazla zaman ayırmaya başladığını anlattı.</p><p>Koroyla hocası aracılığıyla tanıştığını söyleyen Aksu , zaman içerisinde yönetici ve başkanlık görevlerini üstlendiğini, yaklaşık üç yıldır koro çalışmalarının içerisinde aktif olarak yer aldığını ifade etti.</p><p>Koro çalışmalarının birkaç aylık hazırlıkların ardından konserlerle devam ettiğini belirten Aksu, bunun yanında solistler geçidi gibi farklı etkinliklerin de düzenlendiğini söyledi.</p><p>Repertuvarda katı sınırlar bulunmadığını belirten Aksu; sanat müziği, Türk halk müziği, arabesk, fantezi ve pop gibi farklı türlere yer verildiğini anlattı.</p><p>Koro üyelerinin önemli bölümünün emekli olduğunu ifade eden Aksu, emeklilik sonrasında sosyal çevrenin daralabildiğine dikkat çekerek, koronun bu anlamda önemli bir sosyal alan oluşturduğunu söyledi.</p><p>Ekip ruhuna büyük önem verdiklerini belirten Aksu, <strong>“Yaşamak bir ekip işidir”</strong> sözünü vurguladı. Koroda herkesin birbirine sevgi ve saygıyla yaklaştığını belirten Aksu, zaman içerisinde üyeler arasındaki ilişkinin bir aile ortamına dönüştüğünü dile getirdi.</p><p><strong>Müzik sosyal sorumluluğa dönüşüyor</strong></p><p>Koronun çalışmalarının yalnızca konserlerle sınırlı kalmadığını belirten Aygül Aksu, farklı sosyal sorumluluk projelerine de destek verdiklerini anlattı.</p><p>Huzurevlerinde yaşayan yaşlılara müzikle moral desteği verdiklerini belirten Aksu; sokak hayvanlarının barınma, tedavi ve çeşitli masraflarına katkı sağladıklarını, burslu öğrenciler ve özellikle konservatuvar öğrencileri için enstrüman desteğinde bulunduklarını aktardı.</p><p>Aksu ayrıca kadın sığınma evleri ile 18 yaş altındaki çocukların bulunduğu ceza infaz kurumlarına yönelik sosyal sorumluluk çalışmalarının da gerçekleştirildiğini ifade etti.</p><p><strong>Müziğin birleştirici gücü</strong></p><p>Koro çalışmalarının üyeler üzerinde yalnızca müzikal değil, sosyal açıdan da etkili olduğunu belirten Aksu, müziğin insanları bir araya getiren ve sosyal bağları güçlendiren yönüne dikkat çekti.</p><p>Gençlerin de koroya ilgi gösterdiğini ancak aktif çalışma hayatı nedeniyle düzenli katılım konusunda zaman zaman zorluk yaşandığını belirten Aksu, kendisinin de emekli olmadan önce yoğun çalışma temposu nedeniyle sosyal faaliyetlere yeterince zaman ayıramadığını anlattı.</p><p><strong>Koronun kapıları herkese açık</strong></p><p>Fatih Penez ve Aygül Aksu müziğe ilgi duyan ancak “sesim yok” ya da “yetenekli değilim” düşüncesiyle çekinen kişilerin koroya katılabileceğini; koro çalışmalarında üyelerin hem seslerini geliştirmeleri hem sahne deneyimi kazanmaları hem de yeni sosyal bağlar kurmaları amaçlandığını ifade etti.</p><p><strong>SELDA ÇAKMAK / ANKARA&nbsp;</strong></p><p>&nbsp;</p><p>&nbsp;</p>]]></content:encoded>
      <pubDate>Sat, 29 Aug 2026 00:48:28 +0300</pubDate>
      <dc:creator>Şehir Haber Ajansı</dc:creator>
      <media:content url="https://sehirhaberajansi.com.tr/uploads/1787953708_6a92022cf2ad9.JPG" medium="image" />
      <enclosure url="https://sehirhaberajansi.com.tr/uploads/1787953708_6a92022cf2ad9.JPG" length="0" type="image/jpeg" />
    </item>
    <item>
      <title>Anadolu Çınarları Partisi Kalecik İlçe Başkanlığına Filiz Bingöl Atandı</title>
      <link>https://sehirhaberajansi.com.tr/haber/anadolu-cinarlari-partisi-kalecik-ilce-baskanligina-filiz-bingol-atandi-917</link>
      <guid isPermaLink="true">https://sehirhaberajansi.com.tr/haber/anadolu-cinarlari-partisi-kalecik-ilce-baskanligina-filiz-bingol-atandi-917</guid>
      <description><![CDATA[Anadolu Çınarları Partisi’nde Kalecik İlçe Başkanlığı görevine Filiz Bingöl atandı. Bingöl, yeni göreviyle birlikte ilçedeki teşkilat çalışmalarının yürütülmesinden sorumlu olacak.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Anadolu Çınarları Partisi’nde Kalecik İlçe Başkanlığı görevine Filiz Bingöl atandı. Bingöl, yeni göreviyle birlikte ilçedeki teşkilat çalışmalarının yürütülmesinden sorumlu olacak.</strong></p><p><strong>ŞHA-</strong></p><p>Anadolu Çınarları Partisi’nde ilçe teşkilatlarına yönelik görevlendirmeler devam ediyor. Bu kapsamda Kalecik İlçe Başkanlığı görevine Filiz Bingöl getirildi.</p><p>Partinin Kalecik ilçesindeki teşkilat yapılanmasının başına getirilen Bingöl, yeni dönemde parti çalışmalarının ilçede daha etkin şekilde yürütülmesine öncülük edecek.</p><p>Bingöl’ün, ilçe teşkilatının oluşturulması ve parti faaliyetlerinin yürütülmesinin yanı sıra vatandaşlarla bir araya gelerek ilçenin talep ve beklentilerini dinlemeye yönelik çalışmalara da ağırlık vermesi bekleniyor.</p><p>Görevlendirmeye ilişkin yapılan paylaşımda Filiz Bingöl’ün sözlerine de yer verildi. Bingöl, paylaşımında, <strong>“Kendi yolumu kendim çizerim, çünkü başkasının haritasında kaybolmayı sevmem.”</strong> ifadelerini kullandı.</p><p>Kalecik İlçe Başkanlığı görevine getirilen Bingöl’ün önümüzdeki süreçte teşkilat çalışmalarını şekillendirmesi ve parti faaliyetlerini ilçe genelinde sürdürmesi bekleniyor.</p><p><strong>SELDA ÇAKMAK / ANKARA&nbsp;</strong></p>]]></content:encoded>
      <pubDate>Fri, 28 Aug 2026 01:29:31 +0300</pubDate>
      <dc:creator>Şehir Haber Ajansı</dc:creator>
      <media:content url="https://sehirhaberajansi.com.tr/uploads/1787870477_6a90bd0d78c20.jfif" medium="image" />
      <enclosure url="https://sehirhaberajansi.com.tr/uploads/1787870477_6a90bd0d78c20.jfif" length="0" type="image/jpeg" />
    </item>
    <item>
      <title>Türk Futbolun Geleceği Amatör Futboldan Geçer</title>
      <link>https://sehirhaberajansi.com.tr/haber/turk-futbolun-gelecegi-amator-futboldan-gecer-916</link>
      <guid isPermaLink="true">https://sehirhaberajansi.com.tr/haber/turk-futbolun-gelecegi-amator-futboldan-gecer-916</guid>
      <description><![CDATA[Afyonkarahisar’dan Türk Futboluna Ortak Akıl ve Gelecek Vizyonu]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Afyonkarahisar’dan Türk Futboluna Ortak Akıl ve Gelecek Vizyonu</strong></p><p><strong>ŞHA-</strong></p><p>Türk futbolu uzun yıllardır aynı sorunları tartışmaktadır. Ekonomik sıkıntılar, sürdürülebilir olmayan kulüp yapıları, altyapıya yeterince önem verilmemesi, amatör kulüplerin artan mali yükleri, plansız yönetim anlayışları ve günü kurtarmaya yönelik kararlar, futbolumuzun gelişimini yavaşlatmaktadır.</p><p>Oysa güçlü bir futbol ülkesi olmanın yolu yalnızca profesyonel liglerden değil; sağlam temeller üzerine kurulmuş amatör futbol yapılanmasından geçmektedir.</p><p>Bugün Süper Lig’de, 1. Lig’de ve millî takımlarda forma giyen her futbolcu, ilk adımlarını amatör sahalarda atmıştır. Bu nedenle amatör futbol yalnızca bir başlangıç noktası değil, Türk futbolunun geleceğini şekillendiren en önemli üretim merkezidir.</p><p>&nbsp;</p><p>*Amatör Futbol Güçlenmeden Türk Futbolu Güçlenemez</p><p>Türkiye Futbol Federasyonu’nun son yıllarda amatör futbolu daha planlı ve rekabetçi hâle getirmek amacıyla yaptığı düzenlemeler önemli adımlardır. Ancak yeni statüler, lisans uygulamaları ve organizasyon yapılarıyla birlikte kulüplerin mali yükleri de ciddi şekilde artmıştır.</p><p>Bugün amatör kulüpler;</p><p>** Artan lisans ve tescil giderleri, ** Ulaşım ve konaklama maliyetleri, ** Tesis ve saha giderleri, ** Hakem ve organizasyon ücretleri, ** Sağlık, malzeme ve altyapı harcamaları nedeniyle büyük ekonomik zorluklarla mücadele etmektedir.</p><p>Bu nedenle amatör futbol yalnızca kurallarla yönetilen bir alan olarak görülmemeli; aynı zamanda desteklenen, geliştirilen ve geleceğe yatırım yapılan stratejik bir yapı olarak değerlendirilmelidir.</p><p>Türkiye Futbol Federasyonu, Gençlik ve Spor Bakanlığı, TASKK, ASKF’ler, belediyeler, üniversiteler, özel sektör ve futbolun tüm paydaşları aynı hedef doğrultusunda hareket etmelidir.</p><p>Çünkü amatör futbol bir gider kalemi değil, ülkenin futbol geleceğine yapılan en değerli yatırımdır.</p><p>&nbsp;</p><p>*Her Şehir Kendi Futbol Modelini Oluşturmalıdır</p><p>Başarılı futbol ülkelerinde şehirlerin kendilerine ait sürdürülebilir futbol modelleri vardır.</p><p>Afyonkarahisar da bunu başarabilecek potansiyele sahip şehirlerden biridir.</p><p>Şehrimizde futbolun bütün paydaşları ortak bir masa etrafında buluşmalıdır.</p><p>Bu yapının içinde;</p><p>*** Afyonspor,</p><p>*** 1923 Afyonspor,</p><p>*** Çakırköyspor,</p><p>*** Amatör spor kulüpleri,</p><p>*** Afyonkarahisar ASKF,</p><p>*** TÜFAD Afyonkarahisar Şubesi,</p><p>*** İl Hakem Kurulu,</p><p>*** Saha komiserleri,</p><p>*** Futbol il temsilciliği,</p><p>*** Yerel yönetimler,</p><p>*** Üniversiteler,</p><p>*** İş dünyası,</p><p>*** Basın kuruluşları,</p><p>*** Taraftar grupları aynı hedefe yürümelidir.</p><p>Çünkü futbol yalnızca doksan dakikalık bir oyun değildir.Futbol; eğitimdir, kültürdür, birliktir, aidiyettir ve şehir kimliğidir.</p><p>&nbsp;<strong>Afyonspor İçin Yeni Bir Yapılanma Modeli</strong></p><p>Eğer Afyonspor, Profesyonelliğe Geçiş Ligi’nde yer alma kararı alırsa, bu yalnızca bir kulübün kararı değil; Afyon futbolunun yeniden yapılanma fırsatı olmalıdır.</p><p>Benim önerim; üç kulübün birbirini rakip değil, tamamlayıcı olarak görmesidir.</p><p>&nbsp;Çakırköyspor</p><p>Tamamen genç oyuncu yetiştiren akademi odaklı bir kulüp olmalıdır.</p><p>Afyonlu genç futbolcular, akademi mezunları ve amatör kulüplerimizin elit oyuncuları burada gelişimlerini sürdürmelidir.</p><p>Bu takımın en büyük başarısı kazandığı puanlar değil, profesyonel futbola kazandırdığı oyuncular olmalıdır.<br>1923 Afyonspor</p><p>Afyon Süper Amatör Ligi’nin başarılı oyuncularıyla, gelişime açık genç futbolcuların buluştuğu yarışmacı bir geçiş takımı olmalıdır.</p><p>Geçen sezon birlikte oynayan oyuncu grubunun korunması ve doğru takviyelerle istikrarlı bir yapı oluşturulması önemlidir.</p><p>&nbsp;Afyonspor</p><p><strong>Şehrin marka kulübü olarak;</strong></p><p>Şampiyonluğu hedefleyen,</p><p>Karakterli ve tecrübeli futbolculardan oluşan,</p><p>Genç oyunculara fırsat veren,</p><p>Güçlü teknik kadroya sahip,</p><p>Şehirle bütünleşmiş bir yapıya kavuşmalıdır.</p><p>Teknik kadro oluşturulurken mümkün olduğunca Afyonkarahisarlı teknik direktörlerin ve antrenörlerin bilgi birikiminden yararlanılması, hem aidiyet duygusunu güçlendirecek hem de şehir futboluna uzun vadeli katkı sağlayacaktır.</p><p>Bu üç kulüp arasında sistemli oyuncu geçişleri sağlanmalı ve şu gelişim modeli kurulmalıdır:</p><p>Akademi → Çakırköyspor → 1923 Afyonspor → Afyonspor</p><p>Bu model hem maliyetleri azaltacak hem de şehrin kendi oyuncusunu üretmesini sağlayacaktır.</p><p>&nbsp;Afyon Futbolunda Birlik Kültürü Oluşturulmalıdır</p><p><strong>Hiçbir kulüp tek başına kalıcı başarı elde edemez.</strong></p><p>Afyon futbolunun geleceği; kulüplerin, kurumların ve futbolun tüm paydaşlarının ortak hareket etmesine bağlıdır.</p><p>Başarı için;</p><p>* ASKF,</p><p>* TÜFAD,</p><p>* İl Hakem Kurulu,</p><p>* Saha komiserleri,</p><p>* Amatör kulüpler,</p><p>* Yerel yöneticiler,</p><p>* İş insanları,</p><p>* Taraftarlar,</p><p>* Medya kuruluşları</p><p>aynı hedef etrafında birleşmelidir. Kulüpler farklı olabilir.Formalar farklı olabilir. Ancak hedef tek olmalıdır.</p><p>Kazanan yalnızca bir kulüp değil, Afyonkarahisar olmalıdır.</p><p>&nbsp;<strong>Kurumsallaşma ve Şirketleşme Geleceğin Anahtarıdır</strong></p><p>Modern futbolda başarı yalnızca saha sonuçlarıyla ölçülmemektedir.</p><p>Kalıcı başarı; güçlü mali yapı, kurumsal yönetim ve sürdürülebilir ekonomiyle mümkündür.</p><p>Afyonspor artık sezonu kurtarmaya çalışan bir kulüp anlayışından çıkmalı, gelecek nesilleri planlayan kurumsal bir futbol markasına dönüşmelidir.</p><p>Şirketleşme; kulübün değerlerinden vazgeçmesi değil, tam tersine bu değerleri koruyarak ekonomik bağımsızlığını güçlendirmesidir.</p><p>&nbsp;Afyonspor;</p><p>&nbsp;Güçlü sponsorluk modeli kurmalı,</p><p>&nbsp;Lisanslı ürün satışını geliştirmeli,</p><p>&nbsp;Dijital üyelik sistemlerini oluşturmalı,</p><p>Futbol okullarını ekonomik değere dönüştürmeli,</p><p>Tesislerinden gelir üretmeli,</p><p>Altyapısından yetişen oyuncularla sportif ve ekonomik başarı sağlamalı,</p><p>&nbsp;Sanayi kuruluşları ve iş dünyasıyla uzun vadeli iş birlikleri geliştirmelidir.</p><p>Şirketleşme, şeffaflık ve profesyonel yönetim anlayışıyla desteklendiğinde Afyonspor yalnızca bugününü değil, gelecek elli yılını da güvence altına alabilir.</p><p><strong>&nbsp;Yerel Değerlerimize Güvenmeliyiz</strong></p><p>Afyonkarahisar yıllardır Türk futboluna futbolcular, antrenörler, hakemler ve yöneticiler kazandırmıştır.</p><p>Bu şehirde bilgi vardır. Bu şehirde tecrübe vardır. Bu şehirde aidiyet vardır. Bu nedenle Afyon futbolunun geleceğini planlayacak en önemli güç yine Afyonkarahisar’ın yetiştirdiği futbol insanlarıdır.</p><p>Liyakat, ortak akıl ve şehir sevgisi temel alınarak oluşturulacak bir yapı, kalıcı başarının en sağlam temeli olacaktır.</p><p>&nbsp;<strong>Sonuç</strong></p><p>Benim futbol anlayışım yıllardır değişmedi.</p><p>Başarı; tesadüf değildir.</p><p>Başarı; planlamanın, disiplinin, eğitimin, altyapının, ortak aklın ve kurumsallaşmanın doğal sonucudur.</p><p>Türk futbolunun geleceği amatör futbolun güçlenmesine bağlıdır.</p><p>Afyonkarahisar’ın geleceği ise birlik ve beraberlik içinde hareket eden futbol ailesine bağlıdır.</p><p>İnanıyorum ki; amatör futbolun desteklendiği, kulüplerin kurumsallaştığı, gençlerin doğru eğitim aldığı, şehirlerin kendi futbol kültürünü oluşturduğu ve bütün paydaşların aynı hedefte birleştiği bir sistem kurabilirsek, yalnızca başarılı takımlar değil; dünya ile rekabet edebilen güçlü bir Türk futbolu inşa edebiliriz.</p><p>Afyonkarahisar bunu başarabilecek en önemli şehirlerden biridir.</p><p>Yeter ki kişisel hedefleri değil ortak hedefleri, günü değil geleceği, ayrışmayı değil birlikteliği tercih edelim.</p><p>Çünkü güçlü kulüpler güçlü şehirlerden, güçlü şehirler ise ortak hedefe inanan insanlardan doğar.</p><p>&nbsp;</p><p><strong>Celalettin Ulu</strong></p><p>UEFA A Lisanslı Futbol Antrenörü</p><p><strong>“Futbol yalnızca bir oyun değil; eğitim, karakter, disiplin ve geleceğe bırakılan en değerli mirastır.”</strong></p><p>&nbsp;</p>]]></content:encoded>
      <pubDate>Thu, 27 Aug 2026 14:50:14 +0300</pubDate>
      <dc:creator>Şehir Haber Ajansı</dc:creator>
      <media:content url="https://sehirhaberajansi.com.tr/uploads/1787831414_6a9024760673c.jpeg" medium="image" />
      <enclosure url="https://sehirhaberajansi.com.tr/uploads/1787831414_6a9024760673c.jpeg" length="0" type="image/jpeg" />
    </item>
  </channel>
</rss>