Fırçasıyla Hayallerine Hayat Veriyor

Yerel
10.08.2026 03:32

Fatma Zengin, doğadan aldığı ilhamı taşlara ve tuvallere yansıtırken, geleneksel sanatın insan elinden gelen özgün dokunuşunun önemine dikkat çekti.

Fırçasıyla Hayallerine Hayat Veriyor

ŞHA-

Kırıkkale’de 1958 yılında dünyaya gelen Fatma Zengin’in sanatla iç içe yaşamı, Gazi Üniversitesi Resim Bölümü’nde aldığı eğitimle şekillendi. Öğretmenlik yıllarında farklı şehirlerde görev yapan sanatçı, emekliliğinin ardından da resimden kopmadı. 

 Ankara-Ulucanlar Sanat Sokağı’nda bir atölye edinen Zengin, burada tuval ve tahta çalışmalarının yanı sıra doğadan topladığı taşları da sanat eserlerine dönüştürdü.

ÖĞRETMENLİKTEN SANAT ATÖLYESİNE

Meslek hayatına Kayseri’de başlayan Fatma Zengin, görev süreci boyunca farklı şehirlerde ve kurumlarda öğretmenlik yaptı. Evlilik ve eş durumu nedeniyle çeşitli dönemlerde yer değiştiren sanatçı, emekliliğinin ardından da sanat çalışmalarına devam etti.

Özel kolejlerde ve halk eğitimi kurumlarında dersler veren Zengin, çocuklardan gençlere, emeklilerden çalışanlara kadar farklı yaş gruplarından kursiyerlerle resim çalışmaları gerçekleştirdi. Üniversiteye hazırlanan öğrencilerle de çalışan sanatçı, bazı öğrencilerinin güzel sanatlar alanında üniversiteye yerleşmesine katkı sağladı.

Kurs sayısını sınırlı tutarak kendisine de zaman ayırdığını belirten Zengin, kursların gelen taleplere göre şekillendiğini ifade etti.

TAŞLARIN DOĞAL FORMUNDAN İLHAM ALDI

Fatma Zengin’in taş boyama serüveni, yürüyüş sırasında karşılaştığı taşları değerlendirmesiyle başladı. Taşları toplayıp temizleyen ve üzerinde çeşitli denemeler yapan sanatçı, zamanla kendine özgü bir çalışma tekniği geliştirdi.

Portre çalışmalarında fotoğraflardan yararlandığını belirten Zengin, fotoğraftaki görüntüyü kendi duygu ve düşünceleriyle harmanladığını ifade etti. Geleneksel yöntemlerle doğrudan gözlem yaparak çalışmanın yanı sıra farklı araçların bir arada kullanılmasının da sanatsal açıdan değer taşıdığını söyledi.

Çalışmalarında Kapadokya temasının önemli bir yere sahip olduğunu ifade eden Zengin, çiçek ve doğa motiflerine de sıkça yer verdiğini söyledi.

İLHAM KAYNAĞI DOĞA VE HAYAL GÜCÜ OLDU

Sanatçının üretim sürecindeki en önemli ilham kaynaklarından biri doğa oldu. Çocukluk dönemindeki hayal gücünün yanı sıra yıllar içerisinde yaptığı araştırmaların ve yaşadığı deneyimlerin de çalışmalarına yansıdığını belirten Zengin, gördüklerini doğrudan kopyalamak yerine kendi duygu ve düşünceleriyle harmanladığını ifade etti.

Sanat anlayışında kuşaklar arasında farklılıklar bulunduğuna da dikkat çeken Zengin, genç kuşakların dijital araçlara daha fazla yöneldiğini söyledi. Dijital yöntemlerin sunduğu kolaylıkların anlaşılabilir olduğunu belirten sanatçı, buna karşın geleneksel yöntemlerin kendine özgü bir değeri bulunduğunu ifade etti.

YAPAY ZEKÂ İNSAN ELİNİN YERİNİ TUTAMAZ

Günümüzde sanat üretiminde giderek daha fazla kullanılan yapay zekâ konusunda da değerlendirmelerde bulunan Fatma Zengin, teknolojiye mesafeli bir yaklaşım sergiledi. 

Yapay zekânın sanat alanına müdahale ettiğini kabul eden Zengin, insan elinin ortaya çıkardığı fırça darbelerinin, sanatçının ruhsal dokunuşunun ve esere kattığı özgünlüğün teknoloji tarafından bütünüyle karşılanamayacağını savundu.

GELENEKSEL SANAT EĞİTİMİNE İLGİ SÜRÜYOR

Yıllarca öğretmenlik yapan Fatma Zengin, günümüzde gençlerin dijital araçlara olan ilginin artmasına rağmen geleneksel resim tekniklerini öğrenmek isteyenlerin bulunduğunu ifade eden sanatçı, birebir eğitimin ve deneyim aktarımının önemine dikkat çekti.

 Gençlerin yalnızca resimle değil; müzik, spor, edebiyat, folklor ve sinema gibi farklı sanat ve kültür alanlarıyla da ilgilenmesini olumlu bulduğunu söyleyen Zengin, sanatla uğraşmanın kişisel gelişime önemli katkılar sunduğunu ifade etti.

SANAT SOKAĞI’NDA YENİ SERGİ HAZIRLIĞI

Ulucanlar Sanat Sokağı’ndaki atölyesinin kendisi açısından önemli bir yere sahip olduğunu belirten Fatma Zengin, ziyaretçilerle kurulan iletişimin sanatçıların tanıtımı açısından olumlu sonuçlar doğurduğunu söyledi.

Sanat Sokağı’nda farklı sanat dallarının bir arada bulunmasının ziyaretçi ilgisini artırdığını ifade eden Zengin, buradaki hareketliliğin çalışmalarının daha geniş kitlelere ulaşmasına ve yeni kursiyerlerle buluşmasına katkı sağladığını aktardı. 

Fatma Zengin, eylül ayında mozaik ve rölyef sanatçısı Gülay Hazer ile birlikte Sanat Sokağı’nda sergi açmayı planladığını belirtti. Sanatçının uzun vadeli projeleri arasında Kapadokya’da yeniden bir sergi düzenlemek de bulundu. Taş çalışmalarına ilgi duyduğu sürece devam edeceğini belirten Zengin, doğadan aldığı ilhamı farklı tekniklerle sanatına yansıtmaya devam edeceğini ifade etti. 

SELDA ÇAKMAK/ANKARA

PAYLAŞ:

Sıradaki Habere Geçiliyor...

İyi Parti’den Tarım Politikası Çıkışı: “Hedefimiz Sağlıklı Gıdaya Ucuz Erişim”
HEMEN OKU